# MADDE 309
Komandit Şirkette Oy Hakkı ve Yönetim Yetkisi
Resmi Kanun Metni
(1) İster komandite ister komanditer olsun her ortağın bir oy hakkı vardır. Bu kurala aykırı düzenlemeler geçersizdir.
(2) Şirket, komanditeler tarafından yönetilir.
(3) Komanditerler, şirket işlerini görmeye görevli ve yetkili olmadıkları gibi, yönetim hakkını haiz kişilerin yetkileri içinde yaptıkları işlere itiraz da edemezler. Ancak, olağanüstü iş ve işlemlerde, şirket sözleşmesinin değiştirilmesi, tür değiştirme, birleşme ve bölünme gibi yapısal değişikliklerde; şirkete ortak alınması, çıkarılması ve payın devri türünden temel işlemlerde komanditerler de oy hakkını haizdirler.
🔍 Bu Madde Ne Anlama Geliyor?
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 309. maddesi, komandit şirketlerin iç yönetim dengesini belirleyen temel bir kuraldır. Madde üç önemli esas getirir. Birincisi; ister komandite (sınırsız sorumlu) ister komanditer (sınırlı sorumlu) olsun, her ortağın en az bir oy hakkı vardır ve bu kuralın aksine yapılacak her türlü sözleşme düzenlemesi geçersizdir. Yani bir ortağı oy hakkından tamamen yoksun bırakan bir şirket sözleşmesi hükmü hukuken sonuç doğurmaz. İkincisi; şirketin yönetimi kural olarak yalnızca komandite ortaklara aittir; komanditerler yönetim yetkisine sahip değildir. Üçüncüsü; komanditerler, yönetim yetkisi olan kişilerin bu yetki çerçevesinde yaptıkları işlere itiraz edemezler. Ancak kanun koyucu, komanditerleri tamamen pasif bir konuma itmemiştir; şirketin "kaderini" değiştirecek nitelikteki olağanüstü ve yapısal kararlarda (sözleşme değişikliği, tür değiştirme, birleşme, bölünme, ortak alınması, ortaklıktan çıkarılma, pay devri gibi) komanditer ortaklar da oy hakkına sahiptir.
💡 Ticari Hayatta ve Sicil İşlemlerinde Uygulaması
Bir komandit şirketin günlük işleri, örneğin mal alımı, satımı, personel işe alınması veya banka hesabı açtırılması gibi işlemler yalnızca komandite ortak tarafından tek başına yürütülebilir. Komanditer ortak, bu olağan işlemlere karışamamalı ve itiraz edememelidir. Ancak şirketin genişleme kararı alması, başka bir şirketle birleşmesi veya yeni bir ortak almak istemesi hâlinde, komanditer ortağın da imzası ve onayı aranır. Örneğin, bir komandit şirkette komanditer ortak olan bir kişi, şirketin tür değiştirip anonim şirkete dönüşmesi oylamasında oy kullanabilir; aksi takdirde alınan karar icra edilemez. Sicil işlemlerinde bu durum özellikle önem taşır: Ticaret Sicili Müdürlükleri, yapısal değişiklik başvurularında yalnızca komandite ortağın değil, komanditerlerin de oy kullandığını gösteren karar tutanaklarını ve noter onaylı imza sirkülerlerini talep eder. Şirket sözleşmesinde "yönetim yetkisi komandite ortağa aittir" yazıyor olsa bile, 309. madde gereği bazı kararlarda komanditer onayı zorunludur. SicilAI olarak sıkça karşılaştığımız bir hatadır: ortaklar bu ayrımı göz ardı edip sadece komandite ortağın kararıyla tür değişikliği yapmaya çalışır ve başvuruları sicil tarafından reddedilir.
⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Riskler
- Geçersiz sözleşme hükümleri: Şirket sözleşmesine "komanditer ortağın oy hakkı yoktur" veya "tüm kararlar yalnızca komandite ortakça alınır" şeklinde bir madde eklenmesi, 309. maddenin emredici hükmüne aykırıdır ve bu hüküm kesin olarak geçersizdir. Sicil müdürlükleri bu tür bir hükmü tescil aşamasında reddeder.
- Komanditerin yetki sınırını aşması: Komanditer ortağın günlük işlere müdahale etmesi veya yönetim yetkisini haiz kişilerin kararlarına sürekli itiraz etmesi, sözleşmeye aykırılık teşkil eder; bu durum ortağın sorumluluğunu gündeme getirebilir ve şirket içi uyuşmazlık yaratır.
- Olağanüstü kararlarda oy hakkının kullanılmaması: Komanditer ortağın, birleşme, bölünme, tür değiştirme veya pay devri gibi kararlarda oy hakkını kullanmaması (örneğin genel kurula çağrılmaması), alınan kararın butlanına yol açar. Bu da şirketin ticaret sicili nezdindeki tescilinin iptali ve yapılan tüm işlemlerin geriye dönük geçersiz olması gibi ciddi sonuçlar doğurur.
- Yönetim yetkisinin yanlış tescili: Şirket sözleşmesinde yönetim yetkisinin kime ait olduğu net yazılmamışsa veya komanditere de yönetim yetkisi verilmiş gibi bir tescil yapılırsa, sicil kayıtları üçüncü kişilere karşı güven doğurur; bu durumda komanditerin şirketi borç altına sokması hâlinde zararın tazmini sorunu ortaya çıkar.
- İmza yetkisinin karıştırılması: Komanditer ortak, olağan işlemlerde de imza yetkisi olduğunu düşünerek sözleşme imzalarsa, bu işlemler şirketi bağlamaz; karşı taraf iyi niyetli olsa bile şirket zarara uğrarsa komanditer ortağın şahsi sorumluluğu gündeme gelebilir.
Bu İşlemi mi Yapıyorsunuz?
Tescil işlemlerinizde zaman kaybetmeyin. Yapay zeka ile evraklarınızı saniyeler içinde test edin.
Yapay Zeka Motorunu Çalıştırİşlemleriniz %100 güvenli ve KVKK uyumlu olarak gerçekleştirilir.