# MADDE 326
İflas Eden Komanditerde Rüçhan Hakkı
Resmi Kanun Metni
(1) Şirket ve iflas hâlinde masası veya şirket alacaklıları, iflas etmiş bir komanditerin masasına başvururlarsa, bunların, müflis komanditerin kişisel alacaklılarına karşı rüçhan hakkı yoktur.
🔍 Bu Madde Ne Anlama Geliyor?
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 326. maddesi, komandit şirketlerde iflas eden bir komanditer ortağın malvarlığının paylaşımında önemli bir sınır getirir. Komandit şirket, komandite (sınırsız sorumlu) ve komanditer (sınırlı sorumlu) ortaklardan oluşur. Komanditer ortak, koymayı taahhüt ettiği sermaye miktarına kadar şirket borçlarından sorumludur. İşte bu madde, böyle bir komanditerin iflas etmesi durumunda şirketin veya şirket alacaklılarının, o kişinin iflas masasına başvurması hâlinde neyle karşılaşacağını düzenler: Şirketin ya da şirket alacaklılarının, müflis komanditerin kişisel alacaklılarına karşı hiçbir rüçhan (öncelik) hakkı yoktur. Başka bir deyişle, şirketin komanditer ortağından alacağı varsa, bu alacak o kişinin kendi şahsi borçlarıyla aynı sırada işleme tabi tutulur. Örneğin komanditer, şirkete koymadığı sermayeyi borçlanmışsa, bu borç; o kişinin bankaya, tedarikçiye veya ailesine olan borçlarından daha önce ödenmez. Alacaklılar, iflas masasında üçüncü sırada bile yer alsalar, komanditerin kişisel alacaklılarıyla yarışırlar; fakat onlardan önceye geçemezler.
💡 Ticari Hayatta ve Sicil İşlemlerinde Uygulaması
Düşünün ki bir komandit şirketiniz var ve komanditer ortağınız şirkete koymayı taahhüt ettiği 500.000 TL'yi henüz ödemedi. Bu ortak, kişisel borçları yüzünden iflas etti. Şirket olarak bu 500.000 TL'yi iflas masasına alacak olarak yazdırıyorsunuz. Ancak bu komanditerin bankaya 2.000.000 TL borcu var. İflas masasındaki para yetmezse, bu 500.000 TL alacağınız ancak banka ile orantılı şekilde paylaştırılır. Yani şirket olarak "Ben onun ortağıyım, önce benim hakkım ödensin" diyemezsiniz. Bu durum, SicilAI platformunda da sıkça karşılaştığımız bir yanılgıdır; şirketler, ortaklık ilişkisini bir teminat sanarak kişisel alacaklıların önüne geçmeyi bekler. Madde, bu beklentiyi kesin olarak reddeder. Sicil işlemlerinde ise bu kural, komanditer ortağın iflasının ticaret siciline tescil edilmesi ve şirketin bu durumu öğrenmesinden itibaren alacaklarını doğru şekilde takip etmesi açısından önem taşır. Şirket, komanditerin iflasını öğrendiğinde, alacağını vakit kaybetmeden iflas masasına bildirmeli ama bir imtiyaz beklentisiyle değil, sadece bir alacaklı olarak bildirmelidir.
⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Riskler
- Rüçhan hakkı varsayımı: Şirket yöneticileri ve alacaklılar, komanditerin iflasında şirket alacağının öncelikli olduğunu düşünerek masaya geç başvuru yapabilir. Bu, alacağın tamamen kaybedilmesine yol açar. Madde, bu tür bir imtiyazın olmadığını açıkça söyler.
- Yanlış masaya başvuru: Komanditer iflas ettiğinde, şirketin alacağı hem şirket tüzel kişiliğine hem de şirket ortaklarına ayrı ayrı doğmuşsa, başvuruların doğru iflas masasına yapılması gerekir. Aksi hâlde zaman aşımı veya süre kaybı yaşanır.
- Komanditerin sorumluluğunun sınırını unutmak: Komanditer yalnızca sermaye taahhüdü kadar sorumludur. Bu taahhüt dışında şirkete borçlandıysa, bu borç şirket alacağı olsa bile ve komanditer iflas etse bile, kişisel alacaklılarla aynı kefededir. Alacak miktarı yüksek diye iflas masasında öncelik beklemek ciddi bir hatadır.
- İflasın geç öğrenilmesi: Şirket, komanditer ortağın iflasını öğrendiği tarihten itibaren alacağını masaya kaydettirmek için yasal sürelere uymalıdır. Sicil kayıtlarının takibi yapılmazsa bu süre kaçabilir.
Bu İşlemi mi Yapıyorsunuz?
Tescil işlemlerinizde zaman kaybetmeyin. Yapay zeka ile evraklarınızı saniyeler içinde test edin.
Yapay Zeka Motorunu Çalıştırİşlemleriniz %100 güvenli ve KVKK uyumlu olarak gerçekleştirilir.