# MADDE 348
Kurucu İntifa Senetleri ve Hak Sınırları
Resmi Kanun Metni
(1) Şirketi kurdukları sırada harcadıkları emeğe karşılık olarak kuruculara, para ve bedelsiz pay senedi vermek gibi şirket sermayesinin azalması sonucunu doğurabilecek bir menfaat tanınamaz. Bu hükme aykırı esas sözleşme hükümleri geçersizdir. Ancak, dağıtılabilir kârdan 519 uncu maddenin birinci fıkrasında yazılı yedek akçe ile pay sahipleri için yüzde beş kâr payı ayrıldıktan sonra kalanın en çok onda biri intifa senetleri bağlamında kuruculara ödenir.
(2) Bu Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra kurulan anonim şirketler, pay senetlerini halka arz etmeden önce kurucu intifa senetlerini, herhangi bir bedel ödemeden iptal ederler; aksi hâlde intifa senetleri kendiliğinden geçersiz sayılır.
(3) Dağıtılabilecek kâr mevcut ise şirket kârın dağıtılmamasını kararlaştırmış olsa bile kurucu intifa sahipleri esas sözleşmede öngörülen kâr paylarını alırlar.
🔍 Bu Madde Ne Anlama Geliyor?
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 348. maddesi, anonim şirket kuruluşunda kuruculara sağlanabilecek menfaatlerin sınırlarını çizer. Temel kural şudur: Bir şirketi kurarken harcanan emek, başlı başına bir “bedel” sayılmaz. Bu emek karşılığında kuruculara şirket sermayesini azaltacak şekilde para veya bedelsiz pay senedi verilemez. Aksi yöndeki esas sözleşme hükümleri mutlak surette geçersizdir.
Ancak kanun, kurucuların tamamen dışarıda bırakılmasını da istememiştir. Kuruculara ancak kurucu intifa senedi verilebilir ve bu senetlerin ödemesi belirli bir sıraya bağlanmıştır: Önce kanuni yedek akçe ayrılmalı, ardından tüm pay sahiplerine yüzde beş kâr payı dağıtılmalıdır. Bu iki ödeme yapıldıktan sonra kalan dağıtılabilir kârın en fazla onda biri, kurucu intifa senedi sahiplerine ödenebilir. Ayrıca halka arz edilecek anonim şirketlerin, halka arzdan önce kurucu intifa senetlerini bedelsiz iptal etmesi zorunludur; aksi hâlde bu senetler kendiliğinden geçersiz sayılır.
💡 Ticari Hayatta ve Sicil İşlemlerinde Uygulaması
Bir anonim şirket kurulurken kurucular, “şirketi kurmak için yoğun emek verdik, karşılığında şirketten ücretsiz pay senedi alalım” şeklinde bir esas sözleşme hükmü koyamaz. Böyle bir hüküm yazılmış olsa bile tescil aşamasında sicil müdürlüğü bu maddeyi reddeder. Bunun yerine kuruculara tanınacak menfaat, ancak kâra bağlı kurucu intifa senedi ile yapılabilir.
Örneğin; (A) A.Ş. kurulurken kuruculara intifa senedi verilmesi kararlaştırılsın. Şirket ilk yıl kâr açıkladığında, önce TTK 519/1 uyarınca ödenmiş sermayenin yüzde yirmisine ulaşıncaya kadar yedek akçe ayrılır. Sonra ortaklara yüzde beş kâr payı ödenir. Bu aşamalardan sonra kalan kârın en çok onda biri kurucu intifa senedi sahiplerine dağıtılır. Üstelik üçüncü fıkra gereği, genel kurul “kârı dağıtmayalım” kararı alsa bile, ortada dağıtılabilir kâr varsa kurucu intifa senedi sahipleri esas sözleşmedeki kâr payını şirketten talep edebilir. Bu, genel kurul kararına rağmen korunan özel bir haktır.
Şirket paylarını halka arz etmeyi planlıyorsa, süreç başlamadan kurucu intifa senetleri herhangi bir bedel ödenmeksizin iptal edilmelidir. Bu iptal işlemi, genel kurulda alınacak karar ve esas sözleşme değişikliği ile yapılır. Sicil işlemlerinde bu değişikliğin tescil ve ilanı gerekir. Bu noktada, SicilAI üzerinden güncel mevzuat ve sicil uygulamalarını takip etmek; kuruluş aşamasında sözleşme maddelerinin nasıl kaleme alınacağı konusunda doğru yönlendirme sağlar.
⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Riskler
- Kuruculara doğrudan nakdi menfaat veya bedelsiz pay senedi verilmesini öngören esas sözleşme hükümleri geçersizdir; bu hükümler sicil müdürlüğünce resen reddedilebilir.
- Kurucu intifa senedi sahiplerine ödenecek tutar, yedek akçe ve yüzde beş kâr payı ayrıldıktan sonra kalan kârın onda birini aşarsa, aşan kısım yolsuz kâr dağıtımı sayılır ve sorumluluk doğurur.
- Halka arz öncesinde kurucu intifa senetleri iptal edilmezse, senetler kendiliğinden geçersiz hâle gelir; ancak bu durum halka arz sürecini geciktirir, yatırımcı güvenini zedeler ve yöneticilerin sorumluluğuna yol açabilir.
- Genel kurul kâr dağıtmama kararı alsa bile dağıtılabilir kâr varlığında kurucu intifa sahiplerine ödeme yapılması zorunludur. Bu yükümlülük nakit akışı planlanırken göz ardı edilmemelidir.
- Kurucu intifa senetlerinin kapsamı, süresi ve kâr payı oranı esas sözleşmede açıkça tanımlanmazsa ileride pay sahipleri ile kurucular arasında uyuşmazlık çıkabilir.
Bu İşlemi mi Yapıyorsunuz?
Tescil işlemlerinizde zaman kaybetmeyin. Yapay zeka ile evraklarınızı saniyeler içinde test edin.
Yapay Zeka Motorunu Çalıştırİşlemleriniz %100 güvenli ve KVKK uyumlu olarak gerçekleştirilir.