# MADDE 352
Tescil Öncesi Pay Taahhüdü Devri Geçersizliği
Resmi Kanun Metni
(1) Pay taahhüdünün, şirketin tescilinden önce devri, şirkete karşı geçersizdir.
🔍 Bu Madde Ne Anlama Geliyor?
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 352. maddesi, kuruluş aşamasındaki bir şirkette pay sahibi olmayı taahhüt eden kişinin (kural olarak kurucu ortağın), bu taahhüdünü şirketin ticaret siciline tescil edilmesinden önce bir başkasına devretmesini düzenler. Maddeye göre bu devir, şirkete karşı geçersizdir. Yani şirket, henüz tüzel kişilik olarak doğmadan önce yapılan bir devri kabul etmez; bu devir şirketi bağlamaz. Örneğin; kurucu Ahmet, şirket tescil edilmeden önce payını Mehmet'e satmak isterse, bu satış şirket açısından yok hükmündedir. Şirket kurulduktan sonra hâlâ taahhüdün sahibi Ahmet'tir ve sermaye borcu Ahmet'ten istenir. Ancak bu devrin taraflar arasında (örneğin Ahmet ile Mehmet arasında) bir borç ilişkisi doğurup doğurmayacağı ayrı bir meseledir; şirkete karşı ileri sürülemez.
💡 Ticari Hayatta ve Sicil İşlemlerinde Uygulaması
Bir limited şirket veya anonim şirket kurmak için noterde kuruluş sözleşmesi imzalanır. Bu sözleşmede pay taahhütleri yer alır. Şirket henüz ticaret siciline tescil edilmeden, kurucu ortaklardan biri "Ben bu işten vazgeçtim, payımı devrediyorum" derse, bu devir işlemi sicil müdürlüğü tarafından dikkate alınmaz. Sicil işlemleri ancak tescilden sonra yapılacak pay devirlerinde anlam kazanır. Uygulamada sıkça karşılaşılan senaryo şudur: Kurucular, kuruluş sözleşmesini imzaladıktan sonra, tescil tarihinden önce aralarından biri vazgeçer ve yerine yeni birini koymak isterler. Bu durumda yapılması gereken şey, pay devri değil; kuruluş sözleşmesinde değişiklik yapmak veya sözleşmeyi yeniden imzalamaktır. Eğer tescil henüz yapılmadıysa, ortaklık yapısındaki değişiklik ancak sözleşmenin yeni haliyle yeniden imzalanması ve bu haliyle tescil başvurusunda bulunulması yoluyla çözülür. SicilAI olarak bu süreçte kuruculara tavsiyemiz: Tescil başvurusundan önce ortak yapısında bir değişiklik gerekirse, mutlaka mevcut sözleşmeyi feshedip yeni bir kuruluş sözleşmesi veya ek sözleşme ile süreci yürütmenizdir. Aksi halde tescil sonrası pay sahibi olarak görünen kişi, eski taahhüt sahibi olacak; bu durum hem sermaye borcunun takibinde hem de genel kurul kararlarında ciddi karışıklıklara yol açacaktır.
⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Riskler
- En büyük hata: Tescil öncesi yapılan devri noterde "pay devri sözleşmesi" olarak düzenlemek. Bu işlem hukuken geçersiz olduğu için ileride pay sahipliği uyuşmazlığına neden olur. Doğru yöntem, kuruluş sözleşmesindeki taahhüdün değiştirilmesidir.
- Sermaye borcunun takibi riski: Şirket tescil edildikten sonra iflas veya sermaye ödemelerinde gecikme yaşanırsa, şirket alacaklıları ve şirket yönetimi, pay taahhüdünde imzası bulunan ilk kurucuya başvurur. Kurucu, "Ben payımı devrettim" diyerek sorumluluktan kurtulamaz.
- Vergi ve harç kaynaklı idari riskler: Tescil öncesi yapılan devir işlemi noter tarafından farklı bir işlem olarak değerlendirilirse, gereksiz vergi doğabilir. Ayrıca tescili yapılmayan bir devir sonradan mahkemeye taşınırsa, bu durum şirketin kuruluş sürecini uzatır ve itibar kaybına yol açar.
- Kuruluş sözleşmesinin butlanı riski: Eğer tescil öncesi devir işlemi, şirketin kuruluşuna esas olan sözleşmedeki iradeyi sakatlarsa, bu durum tüm kuruluşun geçersizliği iddiasına kadar gidebilir. Bu yüzden işlemler titizlikle yürütülmelidir.
Bu İşlemi mi Yapıyorsunuz?
Tescil işlemlerinizde zaman kaybetmeyin. Yapay zeka ile evraklarınızı saniyeler içinde test edin.
Yapay Zeka Motorunu Çalıştırİşlemleriniz %100 güvenli ve KVKK uyumlu olarak gerçekleştirilir.