# MADDE 358
Ortakların Şirkete Borçlanma Koşulları
Resmi Kanun Metni
(Değişik: 26/6/2012-6335/15 md.)
(1) Pay sahipleri, sermaye taahhüdünden doğan vadesi gelmiş borçlarını ifa etmedikçe ve şirketin serbest yedek akçelerle birlikte kârı geçmiş yıl zararlarını karşılayacak düzeyde olmadıkça şirkete borçlanamaz.
🔍 Bu Madde Ne Anlama Geliyor?
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 358. maddesi, şirket ortaklarının kendi şirketlerinden borç almasını tamamen yasaklamamakta; bunu iki önemli şarta bağlamaktadır. Birinci şart, ortağın sermaye taahhüdünden kaynaklanan ve vadesi gelmiş borcunu eksiksiz ödemiş olmasıdır. Yani ortağın hâlâ ödenmemiş ve muaccel hâle gelmiş bir sermaye borcu varsa, şirket kasasından borç alamaz. İkinci şart ise şirketin mali sağlığıyla ilgilidir: şirketin serbest yedek akçeleri ile dönem kârının toplamı, geçmiş yıl zararlarını karşılayacak düzeyde olmalıdır. Başka bir ifadeyle, şirket bilançosunda geçmiş yıl zararı hâlâ mevcutsa ve bu zarar kâr ve serbest yedeklerle kapatılamıyorsa, ortaklar şirkete borçlanamaz. Bu hüküm, şirketin öz varlığının ortaklara aktarılarak alacaklıların zarara uğratılmasını engellemeyi ve sermayenin korunması ilkesini güvence altına almayı amaçlar. Kısacası, ortak ancak "hem kendi sermaye borcunu ödemiş hem de şirketin geçmiş yıl zararı kâr ve yedeklerle kapatılabiliyor" ise şirketten borç talep edebilir.
💡 Ticari Hayatta ve Sicil İşlemlerinde Uygulaması
Bu düzenleme özellikle limited ve anonim şirket ortaklarının "ortak cari hesabı", "avans" veya "kısa vadeli finansman ihtiyacı" gibi gerekçelerle şirket kaynaklarını kullanmasını doğrudan etkiler. Örneğin; şirketinizin 1.000.000 TL'lik sermayesinde ortak A'nın taahhüdü 400.000 TL olsun. A, bunun 250.000 TL'sini ödemiş, kalan 150.000 TL'nin vadesi gelmiş olsun. Bu durumda A, vadesi gelmiş sermaye borcunu ödemeden şirketten herhangi bir borç alamaz. Diğer senaryoda ise ortağın sermaye borcu tamamen ödenmiş olsa bile, şirketin geçmiş yıl zararları serbest yedek akçeler ve kârla karşılanamıyorsa borçlanma yine mümkün değildir. Bu sebeple şirket yönetimi, ortağa ödünç vermeden önce güncel finansal tabloları çıkarmalı, geçmiş yıl zararı ve serbest yedek dengesini resmî olarak tespit etmeli ve karar sürecini genel kurul veya denetçiler nezdinde belgelendirmelidir. Ayrıca şirketler, mali müşavirlerinin görüşüyle bu şartların sağlandığını gösteren bir iç yazılı beyan düzenleyerek ileride doğabilecek hukuki uyuşmazlıkların önüne geçebilir. SicilAI'nin güncel mevzuat rehberleri ve uygulama notları, yöneticilerin bu tür hassas kararları alırken doğru ve güncel bilgiye hızlıca ulaşmasını kolaylaştırır.
⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Riskler
- Yasaya aykırı şekilde ortaklara borç verilmesi hâlinde yapılan işlem geçersiz olabilir; şirketin alacağı, ortağın ödeme güçlüğüne düşmesi durumunda fiilen tahsil edilemez hâle gelebilir.
- Şartları sağlamadan borçlanmaya izin veren yöneticiler, TTK'nın sorumluluk hükümleri gereği şirkete ve alacaklılara karşı tazminat yükümlülüğü altına girebilir.
- Bu tür ödemeler, koşullar oluşmadığında örtülü kâr dağıtımı olarak değerlendirilip vergi ziyaı cezası ve gecikme faiziyle birlikte ek vergi doğurabilir.
- Geçmiş yıl zararı ile serbest yedek akçe hesaplarının yanlış hesaplanması, bilirkişi incelemelerinde basiretli işletme yönetimi ilkesine aykırılık olarak kayda geçebilir.
- Borçlanma şartlarının sağlandığının yazılı belgelerle ispat edilememesi durumunda, sonradan denetçi ya da ortaklar arası anlaşmazlıklarda şirket içi ciddi hukuki ihtilaflar yaşanabilir.
Bu İşlemi mi Yapıyorsunuz?
Tescil işlemlerinizde zaman kaybetmeyin. Yapay zeka ile evraklarınızı saniyeler içinde test edin.
Yapay Zeka Motorunu Çalıştırİşlemleriniz %100 güvenli ve KVKK uyumlu olarak gerçekleştirilir.