# MADDE 37
Tescil İlan Uyumsuzluğu Üçüncü Kişi Güveni
Resmi Kanun Metni
(1) Tescil kaydı ile ilan edilen durum arasında aykırılık bulunması hâlinde, tescil edilmiş olan gerçek durumu bildikleri ispat edilmediği sürece, üçüncü kişilerin ilan edilen duruma güvenleri korunur.
🔍 Bu Madde Ne Anlama Geliyor?
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 37. maddesi, ticaret siciline tescil edilen bilgiler ile bu bilgilerin ilan edilen hali arasında bir çelişki oluşması durumunda hangi kayda itibar edileceğini düzenler. Maddeye göre: Eğer sicildeki gerçek durum ile ilan edilen metin birbirini tutmuyorsa, üçüncü kişiler (sözleşme yapılan kişiler, tedarikçiler, bankalar vb.) ilan edilen şekle güvenerek işlem yapmışsa, bu güven korunur. Ancak üçüncü kişinin tescil edilmiş gerçek durumu bildiği ispat edilirse koruma ortadan kalkar. Yani madde, dürüst ve habersiz tarafı (üçüncü kişiyi) korur; kötü niyetli veya bilgili olanı değil. Bu düzenleme, ticaret hayatında güvenilirliği ve kamuya açıklanan bilgilerin doğruluğunu esas alır. Şirketiniz hakkında herkesin erişebildiği ilan metni, resmî bir beyan niteliğindedir. O nedenle “ben aslında farklı bir şey tescil ettirmiştim, ilan yanlış çıkmış” demek, tek başına üçüncü kişilere karşı savunma oluşturmaz.
💡 Ticari Hayatta ve Sicil İşlemlerinde Uygulaması
Bir örnekle somutlaştıralım: (A) Limited Şirketi, merkez adresini değiştirdi ve ticaret siciline “yeni adres” olarak tescil ettirdi. Ancak yapılan yazışma hatası nedeniyle sicil gazetesinde ilan eski adresle çıktı. Daha sonra bir tedarikçi, alacağını icra takibiyle tahsil etmek isterken şirkete eski adrese tebligat gönderdi. Şirket, “adresim sicilde yeni adres olarak kayıtlı, tebligat geçersiz” diyerek itiraz etmek istedi. Madde 37’ye göre bu itiraz geçerli değildir. Çünkü tedarikçi ilan edilen (eski) adrese güvenerek işlem yapmıştır ve gerçek durumu bilmediği varsayılır. Şirketin, tedarikçinin gerçek adresi bildiğini ispat etmesi gerekir. Bu çok zordur. Bu madde aynı zamanda şirket yetkililerinin hangi unvanla temsil edildiğine, sermaye tutarına, şube bilgilerine ilişkin ilan metinleri için de geçerlidir. Sicil işlemlerinde tescil ve ilanın birebir aynı olması, işletmenin hukuki güvenliği için kritik önem taşır. Bu noktada SicilAI platformu, tescil başvurusu öncesinde metinlerinizi kontrol etmenizi ve ilan sonrası tutarlılığı takip etmenizi önerir. Küçük bir yazım hatası bile üçüncü kişilere karşı ağır sonuçlar doğurabilir.
⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Riskler
- İlan metnini kontrol etmeden işlem yapmak: Tescil sonrası ilan çıktısını incelemeden şirket işlemlerine devam etmek, aykırılığın uzun süre fark edilmemesine ve üçüncü kişilerin ilandaki bilgiye göre kazanılmış haklar oluşmasına neden olabilir.
- Gerçek durumu ispat yükünü göz ardı etmek: Madde, gerçek durumu bilmediğini varsayar. Şirketin, üçüncü kişinin gerçeği bildiğini ispat etmesi gerekir. Bu ispat çoğu zaman somut delil (yazışma, imzalı belge) gerektirir; aksi halde dava kaybedilir.
- Tescil ve ilan arasındaki zamansal gecikme: Tescil anı ile ilanın yayınlandığı an arasında oluşan boşlukta, kötü niyetli kişiler bu süreyi fırsata çevirerek ilan edilmemiş gerçek durumu bilmediklerini iddia edebilir.
- Düzeltme ilanı yapmamak: Aykırılığın fark edilmesi durumunda derhâl sicil müdürlüğüne başvurarak düzeltme yaptırılmalı ve yeniden ilan süreci başlatılmalıdır. Gecikme, şirketin sorumluluğunu artırır.
- Yetki ve imza sirkülerlerinde unvan farkı: Şirket organlarının seçimi tescil edildiği hâlde ilan eski müdürü gösteriyorsa, eski müdürün yaptığı işlemler üçüncü kişilere karşı geçerli kabul edilebilir. Bu durum yetki karmaşasına ve dolandırıcılık riskine yol açabilir.
Bu İşlemi mi Yapıyorsunuz?
Tescil işlemlerinizde zaman kaybetmeyin. Yapay zeka ile evraklarınızı saniyeler içinde test edin.
Yapay Zeka Motorunu Çalıştırİşlemleriniz %100 güvenli ve KVKK uyumlu olarak gerçekleştirilir.