# MADDE 4
Ticari Dava ve Çekişmesiz Yargı İşleri Kapsamı
Resmi Kanun Metni
(1) Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın;
a) Bu Kanunda,
b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde,
c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde,
d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta,
e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde,
f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde,
öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır.[3]
(2) (Değişik: 28/2/2018-7101/61 md.) Ticari davalarda da deliller ile bunların sunulması 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine tabidir; miktar veya değeri bir milyon Türk lirasını geçmeyen ticari davalarda basit yargılama usulü uygulanır. (Ek cümle: 28/3/2023-7445/30 md.) Bu fıkrada belirtilen parasal sınır, 6100 sayılı Kanunun ek 1 inci maddesinin birinci fıkrasına göre artırılır.[4][5]
🔍 Bu Madde Ne Anlama Geliyor?
Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesi, bir uyuşmazlığın hangi durumlarda "ticari dava" veya "ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi" sayılacağını belirleyen temel kuraldır. Bu ayrım, davanın hangi mahkemede (Asliye Ticaret Mahkemesi) görüleceğini ve hangi yargılama usulünün uygulanacağını doğrudan etkiler. Madde iki ana eksende toplanır: İlki, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili olan uyuşmazlıklardır. Yani, iki tacir arasındaki ticari işlemden doğan her dava, tarafların tacir sıfatına bakılmaksızın ticari dava sayılır. İkincisi ise, taraflardan biri tacir olmasa bile kanunun açıkça saydığı bazı uyuşmazlıkların (örneğin; TTK'dan doğanlar, Türk Medeni Kanunu'nun rehin karşılığı ödünç verme işleri, Türk Borçlar Kanunu'nun rekabet yasağı, yayın sözleşmesi, kredi mektubu, komisyon, havale ve saklama sözleşmelerine ilişkin hükümleri, fikri mülkiyet mevzuatı, borsa ve bankacılık düzenlemeleri) ticari dava olduğu kabul edilir. Maddenin istisnası ise; herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia (saklama) ve fikir-sanat eserleri haklarından doğan davalardır.
💡 Ticari Hayatta ve Sicil İşlemlerinde Uygulaması
Bu maddeyi bir örnekle netleştirelim: Bir esnaf (tacir olmayan) ile bir limited şirket (tacir) arasında, şirketin satmış olduğu bir makine için yapılan 500.000 TL'lik alım-satım sözleşmesinden doğan bir ayıp davası açıldığını varsayalım. Maddenin birinci fıkrasının ilk cümlesi gereği, bu dava tarafların sıfatına bakılmaksızın ticari dava sayılacaktır. Çünkü uyuşmazlık, şirketin ticari işletmesiyle ilgilidir. Bu durumda görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi'dir. Ayrıca maddenin ikinci fıkrasına göre, dava değeri 1 milyon Türk Lirası'nı geçmediği için basit yargılama usulü uygulanacaktır. Bu, davanın daha hızlı sonuçlanması ve dosyanın yazılı yargılama usulüne göre daha az evrak işlemiyle yürümesi anlamına gelir. Ticaret sicili işlemlerinde de bu madde önemlidir. Örneğin, bir şirketin genel kurul kararının iptali veya pay devrinin tesciline ilişkin bir uyuşmazlık, TTK'dan doğduğu için ticari dava sayılır. SicilAI olarak, şirket sahiplerinin bu tür davalarda görevli mahkeme konusunda mağdur olmaması için maddenin kapsamını ve güncel parasal sınırları takip etmelerini öneriyoruz.
⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Riskler
- Görevsizlik itirazı: Davanın asliye hukuk mahkemesinde açılması ve karşı tarafın süresi içinde görevsizlik itirazında bulunması halinde dosya ticaret mahkemesine gönderilir. Bu, ciddi bir zaman kaybına ve yargılama giderinin artmasına neden olur.
- Parasal sınırın güncellenmesini göz ardı etmek: 1 milyon TL'lik basit yargılama sınırı, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ek 1. maddesi gereği her yıl yeniden değerleme oranında artırılmaktadır. 2024 yılı için bu sınır farklılaşmıştır. Güncel rakamı bilmeden dava açmak, yanlış usulün uygulanmasına yol açabilir.
- Tacir olmayan tarafın yanılgısı: Esnaf veya tacir olmayan bir kişi, karşısındaki tacirle yaşadığı uyuşmazlıkta (örneğin, TBK'nın rekabet yasağına aykırılık) davayı normal mahkemede açmayı deneyebilir. Ancak madde, bu uyuşmazlığı açıkça ticari dava saymaktadır. Bu durumda dava dilekçesinin reddedilme riski yüksektir.
- Çekişmesiz yargı kapsamının unutulması: Şirket merkez adresinin taşınması, uygun olmayan genel kurul çağrısı gibi bazı işlemler "çekişmesiz yargı" işidir. Bu işlemlerde ticari dava şartlarının mı yoksa genel hükümlerin mi uygulanacağının doğru tespit edilmemesi, esas incelemenin uzamasına neden olur.
Bu İşlemi mi Yapıyorsunuz?
Tescil işlemlerinizde zaman kaybetmeyin. Yapay zeka ile evraklarınızı saniyeler içinde test edin.
Yapay Zeka Motorunu Çalıştırİşlemleriniz %100 güvenli ve KVKK uyumlu olarak gerçekleştirilir.