# MADDE 405
Denetçi Görüş Ayrılığında Mahkeme Çözümü
Resmi Kanun Metni
(1) Şirket ile denetçi arasında şirketin ve topluluğun yılsonu hesaplarına, finansal tablolarına ve yönetim kurulunun faaliyet raporuna ilişkin, ilgili kanunun, idari tasarrufun veya esas sözleşme hükümlerinin yorumu veya uygulanması konusunda doğan görüş ayrılıkları hakkında, yönetim kurulunun veya denetçinin istemi üzerine şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesi dosya üzerinden karar verir. Karar kesindir.
(2) Dava giderlerinin borçlusu şirkettir.
🔍 Bu Madde Ne Anlama Geliyor?
Bu madde, şirket ile bağımsız denetçi arasında çıkan teknik veya hukuki bir görüş ayrılığının nasıl çözüleceğini düzenler. Yılsonu hesapları, finansal tablolar veya yönetim kurulunun faaliyet raporu hazırlanırken; ilgili kanun hükümlerinin, idari bir düzenlemenin ya da şirketin esas sözleşmesinin nasıl yorumlanacağı konusunda anlaşmazlık yaşanabilir. Örneğin denetçi, bir giderin kanuna aykırı olduğunu düşünürken; şirket yönetimi bunun mevzuata uygun olduğunu savunabilir. İşte bu durumda taraflardan biri (yönetim kurulu veya denetçi), şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesine başvurarak karar isteyebilir. Mahkeme, dosya üzerinden inceleme yaparak karar verir; yani duruşma yapılmaz, taraflar sözlü beyan vermez. Verilen karar kesindir; bu, karara karşı istinaf veya temyiz yoluna gidilemeyeceği anlamına gelir. Ayrıca bu sürecin yargılama giderlerini (harç, bilirkişi ücreti, tebligat giderleri gibi) şirket öder.
💡 Ticari Hayatta ve Sicil İşlemlerinde Uygulaması
Bir anonim şirkette genel kurul için finansal tablolar hazırlanırken, bağımsız denetçi ile yönetim kurulu arasında ciddi bir uyuşmazlık çıktığını düşünelim. Denetçi, şirketin bir iştirakten elde ettiği gelirin konsolide finansal tablolara dahil edilme yönteminin esas sözleşmeye aykırı olduğunu iddia etsin. Yönetim kurulu ise uygulamanın doğru olduğunu savunsun. Bu tıkanma noktasında madde devreye girer. Süreç şöyle işler: Yönetim kurulu veya denetçi, şirketin merkezinin bulunduğu asliye ticaret mahkemesine bir dilekçe ile başvurur. Mahkeme tarafların yazılı beyanlarını ve belgelerini inceler, gerekirse bilirkişiye başvurur ve dosya üzerinden nihai kararı verir. Karar kesin olduğu için taraflar bu karara uymak zorundadır. Bu sayede genel kurul süreci ve denetim raporunun tamamlanması tıkanmadan ilerler. Uygulamada bu tür başvurular nadir olsa da, özellikle büyük ölçekli şirketlerde ve topluluklarda karmaşık muhasebe yorumları nedeniyle gündeme gelebilir. SicilAI platformu, bu tür uyuşmazlıklarda izlenecek prosedürü ve mahkeme başvuru süreçlerini takip etmek için yöneticilere pratik bir rehberlik sunar.
⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Riskler
- Kararın kesin olması: Mahkemenin verdiği karara karşı üst mahkemeye başvuru hakkı yoktur. Bu nedenle başvuruya konu edilen görüş ayrılığının tüm yönleriyle ve eksiksiz delillerle ortaya konulması gerekir.
- Dava giderlerinin şirkete yüklenmesi: Başvuruyu denetçi yapsa bile yargılama giderlerini şirket öder. Bu maliyetin yönetim kurulu tarafından önceden dikkate alınması gerekir.
- Dosya üzerinden inceleme riski: Duruşma yapılmadığı için taraflar sözlü savunma yapamaz. Yazılı beyanların ve eklerin çok açık, anlaşılır ve hukuki dayanakları belirtilerek hazırlanması kritik önem taşır.
- Süre yönetimi: Madde açık bir süre öngörmemiş olsa da, denetim raporunun genel kurula sunulma takvimi nedeniyle başvurunun gecikmesi, genel kurul sürecini aksatabilir. Bu nedenle uyuşmazlık doğar doğmaz harekete geçilmelidir.
- Yetki yanlışlığı: Başvurunun şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesine yapılması zorunludur. Farklı bir yerde yapılan başvuru usulden reddedilebilir.
Bu İşlemi mi Yapıyorsunuz?
Tescil işlemlerinizde zaman kaybetmeyin. Yapay zeka ile evraklarınızı saniyeler içinde test edin.
Yapay Zeka Motorunu Çalıştırİşlemleriniz %100 güvenli ve KVKK uyumlu olarak gerçekleştirilir.