# MADDE 5
Asliye Ticaret Mahkemesi Görev Kuralları
Resmi Kanun Metni
(1) Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir.[7]
(2) Bir yerde asliye ticaret mahkemesi varsa, asliye hukuk mahkemesinin görevi içinde bulunan ve 4 üncü madde hükmünce ticari sayılan davalarla özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer işlere asliye ticaret mahkemesinde bakılır. Bir yerde ticaret davalarına bakan birden çok asliye ticaret mahkemesi varsa, iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca, asliye ticaret mahkemelerinden biri veya birkaçı münhasıran bu Kanundan ve diğer kanunlardan doğan deniz ticaretine ve deniz sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevlendirilebilir.
(3) (Değişik: 26/6/2012-6335/2 md.) Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır.
(4) (Değişik: 26/6/2012-6335/2 md.) Asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yargı çevresindeki bir ticari davada görev kuralına dayanılmamış olması, görevsizlik kararı verilmesini gerektirmez; asliye hukuk mahkemesi, davaya devam eder.
🔍 Bu Madde Ne Anlama Geliyor?
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5. maddesi, ticari uyuşmazlıklarda hangi mahkemenin görevli olduğunu net biçimde belirler. Kural oldukça basittir: Kanunda aksine bir düzenleme yoksa, bir uyuşmazlığın ticari nitelikte olması ve tarafların ticari işletmesiyle ilgili bulunması hâlinde, dava konusunun değeri veya tutarı ne olursa olsun davaya asliye ticaret mahkemesi bakar. Bu görev kuralı, yalnızca davalar için değil; ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri (örneğin bir şirketin kayıtlı sermaye azaltımına ilişkin başvurular, iflas ve konkordato gibi işlemler) için de geçerlidir.
Maddenin ikinci fıkrası, asliye ticaret mahkemesinin bulunduğu yerlerde, 4. maddeye göre ticari sayılan davaların ve özel kanunlarda ticaret mahkemesine bırakılan işlerin yine bu mahkemede görüleceğini hükme bağlar. Eğer bir yargı çevresinde birden fazla asliye ticaret mahkemesi varsa, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSK) bunlardan birini veya birkaçını münhasıran deniz ticareti ve deniz sigortalarından doğan hukuk davalarına bakmakla görevlendirebilir.
Üçüncü fıkrada, asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin bir “görev ilişkisi” olduğu vurgulanmıştır. Bu, taraflardan birinin görev itirazında bulunması hâlinde mahkemenin görevsizlik kararı verebileceği anlamına gelir. Dördüncü fıkra ise önemli bir istisna getirir: Asliye ticaret mahkemesi bulunmayan bir yargı çevresinde, taraflar görev kuralına dayanmamışsa asliye hukuk mahkemesi davaya devam etmek zorundadır; bu durumda görevsizlik kararı verilemez.
💡 Ticari Hayatta ve Sicil İşlemlerinde Uygulaması
Diyelim ki bir limited şirket ortağınız, şirket sözleşmesinden doğan bir alacağınızı ödemedi. Alacak tutarı çok küçük bile olsa, dava değerine bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesinde dava açmanız gerekir. Aynı şekilde, bir esnaf veya tacir, ticari işletmesinin devri sırasında ortaya çıkan bir uyuşmazlık yaşıyorsa görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesidir. Ticaret siciline kayıtlı bir şirketin, sicil kaydının düzeltilmesi veya terkini için açtığı davalar da bu kapsamdadır.
Uygulamada sıkça karşılaşılan bir diğer durum, ticari işletme ile ilgili sözleşmelerden doğan uyuşmazlıklardır. Örneğin bayilik sözleşmesi, acentelik sözleşmesi veya ticari kredi sözleşmesi gibi ilişkilerde taraflardan birinin tacir olması ve işin ticari işletmeyi ilgilendirmesi hâlinde dava, değer fark etmeksizin asliye ticaret mahkemesinde görülür. Ayrıca, asliye ticaret mahkemesinin bulunmadığı illerde asliye hukuk mahkemesi, ticari davaya bakar ve bu mahkeme de ticaret mahkemesinin yetkilerini kullanır.
Ticaret sicili işlemlerine ilişkin olarak, SicilAI üzerinden şirket kuruluşu veya sermaye artırımı gibi işlemlerde hukuki danışmanlık alan işletmeler, olası bir uyuşmazlıkta doğru mahkemeye başvurmanın önemini iyi bilmelidir. Görevli mahkeme, davanın esasına ilişkin her türlü incelemeyi yapar; ancak yanlış mahkemede açılan dava, görevsizlik nedeniyle reddedilebilir.
⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Riskler
- Yanlış mahkemede dava açmak: Ticari nitelikteki bir davayı asliye hukuk mahkemesine açarsanız, mahkeme karşı tarafın görev itirazı üzerine görevsizlik kararı verebilir. Bu da davanın uzamasına ve ek masraflara yol açar.
- Görev itirazını süresinde yapmamak: Asliye ticaret mahkemesi bulunmayan bir yerde, görev kuralına dayanılmamışsa asliye hukuk mahkemesi davaya devam eder. Bu durumda “görevsizlik” itirazı ileri sürmek mümkün olmayabilir.
- Tüketici işlemi ile ticari işin karıştırılması: Bir taraf tüketici ise görevli mahkeme tüketici mahkemesidir. Ancak işin ticari işletmeyle ilgili olması hâlinde görev asliye ticaret mahkemesine geçebilir. Bu ayrımı yapamamak davanın reddine neden olabilir.
- Deniz ticareti ihtisas mahkemelerini göz ardı etmek: HSK tarafından belirlenen yerlerde, deniz ticareti ve deniz sigortalarından doğan davalara yalnızca ihtisaslı asliye ticaret mahkemesi bakar. Bu özel görevlendirme dikkate alınmazsa dava usulden reddedilebilir.
- Dava şartı olarak arabuluculuğu unutmak: Ticari davaların büyük çoğunluğunda arabulucuya başvuru dava şartıdır. Görevli mahkeme belirlense bile, arabuluculuk süreci tamamlanmadan dava açılırsa dava, usulden reddedilir.
Bu İşlemi mi Yapıyorsunuz?
Tescil işlemlerinizde zaman kaybetmeyin. Yapay zeka ile evraklarınızı saniyeler içinde test edin.
Yapay Zeka Motorunu Çalıştırİşlemleriniz %100 güvenli ve KVKK uyumlu olarak gerçekleştirilir.