# MADDE 537
Tasfiye Memuru Görevden Alma ve Atama
Resmi Kanun Metni
(1) Esas sözleşme veya genel kurul kararıyla atanmış tasfiye memurları ve bu görevi yerine getiren yönetim kurulu üyeleri, genel kurul tarafından her zaman görevden alınabilir ve yerlerine yenileri atanabilir.
(2) Pay sahiplerinden birinin istemiyle ve haklı sebeplerin varlığında, mahkeme de tasfiyeye memur kişileri görevden alabilir ve yerlerine yenilerini atayabilir. Bu yolla atanan tasfiye memurları, mahkeme kararına dayanılarak tescil ve ilan olunurlar.
(3) Şirketi temsile yetkili tasfiye memurlarından hiçbiri Türk vatandaşı değilse ve hiçbirinin Türkiye’de yerleşim yeri bulunmuyorsa, mahkeme pay sahiplerinden veya alacaklılardan birinin veya Gümrük ve Ticaret Bakanlığının istemiyle, söz konusu şarta uygun birini tasfiye memuru olarak atar.
🔍 Bu Madde Ne Anlama Geliyor?
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 537. maddesi, bir anonim şirketin tasfiye (kapanış/tasfiyesi) sürecinde görev alan tasfiye memurlarının hangi koşullarla görevden alınabileceğini ve yerlerine kimlerin atanabileceğini düzenler. Madde üç temel güvence getirir:
- Genel kurul, tasfiye memurlarını herhangi bir gerekçe göstermeksizin görevden alabilir veya değiştirebilir. Bu, şirket sahiplerinin (pay sahiplerinin) iradesine dayanan doğal bir haktır.
- Pay sahiplerinden birinin talebi ve haklı bir sebebin varlığı hâlinde mahkeme de tasfiye memurlarını görevden alabilir ve yenilerini atayabilir. Bu yol, genel kurulun çoğunluk kararına karşı azınlık pay sahiplerini koruyan bir mekanizmadır.
- Eğer şirketi temsil yetkisi olan tasfiye memurlarının tamamı yabancı uyruklu veya Türkiye'de yerleşim yeri bulunmayan kişilerse, mahkeme; bir pay sahibinin, alacaklının veya o dönemdeki adıyla Gümrük ve Ticaret Bakanlığının (bugünkü adıyla Ticaret Bakanlığı) talebi üzerine bu şartlara uygun bir tasfiye memuru atamak zorundadır.
Bu madde, tasfiye sürecinin hem şirket içi iradeyle hem de yargı denetimiyle güvence altına alınmasını sağlar. Özellikle üçüncü fıkra, Türkiye'de şirket kurmuş yabancı yatırımcıları yakından ilgilendirir: Şirketi tasfiye edecek kişilerin en az birinin Türk vatandaşı ve Türkiye'de ikamet eden biri olması, hukuki güvenlik için zorunlu tutulmuştur.
💡 Ticari Hayatta ve Sicil İşlemlerinde Uygulaması
Bir anonim şirketin kapanış sürecine girdiğini ve genel kurulda A kişisinin tasfiye memuru seçildiğini düşünün. Süreç uzadıkça pay sahiplerinden biri, A'nın işlemleri yavaşlattığını veya şirket mallarını kötü yönettiğini fark eder. İşte bu durumda ilk çözüm, olağan veya olağanüstü genel kurul toplayarak A'yı görevden almak ve yerine B'yi atamaktır. Genel kurul kararı yeterlidir; mahkemeye gitmeye gerek yoktur.
Ancak genel kurulda çoğunluğu sağlayamayan bir pay sahibi, haklı sebeplerini (örneğin tasfiye memurunun şirket kaynaklarını kendi lehine kullanması, görevini ihmal etmesi) belgeleyerek mahkemeye başvurabilir. Mahkeme, gerekli görürse görevden alma ve atama kararı verir. Bu karar, ticaret sicil müdürlüğünde tescil ve ilan edilir. Bu tescil, üçüncü kişilerin yeni tasfiye memurunu bilmesi açısından zorunludur. SicilAI olarak özellikle mahkeme kararlı atamalarda, sicil müdürlüklerine sunulacak dilekçe ve eklerin eksiksiz hazırlanmasının süreci hızlandırdığını belirtmek isteriz.
Yabancı yatırımcılar açısından senaryo daha kritiktir. Diyelim ki şirketin tek ortağı ve tek tasfiye memuru Almanya'da yaşayan bir kişidir. Bu durumda maddenin üçüncü fıkrası devreye girer: Mahkeme, Bakanlığın veya alacaklının talebi üzerine, Türkiye'de yerleşim sahibi bir tasfiye memuru atar. Aksi takdirde tasfiye sürecindeki bazı işlemler (örneğin alacaklılara çağrı, malvarlığının satışı, vergi daireleriyle yazışmalar) fiilen yürütülemeyebilir.
⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Riskler
- Genel kurulun görevden alma kararını noter onaylı ve ticaret siciline tescil ettirmemesi: Bu durumda değişiklik üçüncü kişilere karşı hüküm doğurmaz; eski tasfiye memurunun yaptığı işlemler şirketi bağlamaya devam edebilir.
- Mahkemeye başvururken "haklı sebep" olgusunun somut delillerle desteklenmemesi: Yalnızca güven kaybı veya kişisel anlaşmazlık, mahkemenin görevden alma kararı vermesi için çoğu zaman yeterli görülmez.
- Tasfiye memurlarının tamamının yabancı olması hâlinde, mahkeme kararıyla atanan kişinin tescil ve ilanının geciktirilmesi: Bu gecikme; şirketin ödemeleri, ihale ve satış işlemlerinde yetki karmaşasına yol açabilir.
- Mahkemece atanan tasfiye memurunun görev süresi ve yetki sınırlarının genel kurul kararıyla çelişmesi: İki farklı organın (genel kurul ve mahkeme) verdiği kararlar arasında çakışma olmaması için sicil kayıtlarının düzenli tutulması şarttır.
- Madde metninde geçen "Gümrük ve Ticaret Bakanlığı" ibaresinin güncel kurum adıyla (Ticaret Bakanlığı) karıştırılması: Yapılacak resmi başvurularda doğru muhatap belirlenmezse süreç uzar.
Bu İşlemi mi Yapıyorsunuz?
Tescil işlemlerinizde zaman kaybetmeyin. Yapay zeka ile evraklarınızı saniyeler içinde test edin.
Yapay Zeka Motorunu Çalıştırİşlemleriniz %100 güvenli ve KVKK uyumlu olarak gerçekleştirilir.