# MADDE 539
Tasfiye Memurlarının Yetki ve Sorumlulukları
Resmi Kanun Metni
(1) Tasfiye memurlarına Kanunla tanınmış yetkiler devredilemez; ancak, belirli uygulama işlemlerinin yapılabilmesi için, tasfiye memurlarından biri diğerine veya üçüncü bir kişiye temsil yetkisi verebilir.
(2) Tasfiye memurlarının üçüncü kişilerle tasfiye amacı dışında yaptığı işlemler şirketi bağlar; meğerki, üçüncü kişinin işlemin tasfiye amacının dışında olduğunu bildiği veya hâlin gereğinden bilmemesinin mümkün olamayacağı ispat edilsin. Tasfiyenin sadece tescil ve ilan edilmesi, bu hususun ispatı için yeterli delil değildir.
(3) Tasfiye memurları birden fazla ise, aksi genel kurul kararında veya esas sözleşmede öngörülmemişse, şirketin bağlanabilmesi için imzaya yetkili iki tasfiye memurunun şirket unvanı altında imza atması gereklidir. Tasfiye hâlindeki şirketi tasfiye ile ilgili konularda mahkemelerde ve dış ilişkide tasfiye memurları temsil eder.
(4) Tasfiye memurunun görevini yerine getirdiği sırada işlediği haksız fiilden şirket de sorumludur.
🔍 Bu Madde Ne Anlama Geliyor?
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 539. maddesi, bir şirketin tasfiye (kapanış) sürecinde atanan tasfiye memurlarının yetkilerini, imza kurallarını ve sorumluluklarını düzenler. Şirket artık normal faaliyetlerini yürütmez; amaç, alacakların tahsili, borçların ödenmesi ve malvarlığının tasfiyesidir. Bu süreçte tasfiye memurları, Kanun'un kendilerine tanıdığı geniş yetkileri kullanır. Ancak bu yetkilerin devri sınırlandırılmıştır: Tasfiye memurunun asli yetkileri devredilemez; yalnızca belirli uygulama işlemleri için bir memur diğerine veya üçüncü bir kişiye temsil yetkisi verebilir. Madde ayrıca, tasfiye amacı dışında yapılan işlemlerin şirketi bağlayacağını, fakat karşı tarafın kötü niyetli olduğunun ispatı hâlinde bu işlemlerin şirketi bağlamayacağını kurala bağlar.
Tasfiyenin tescil ve ilan edilmiş olması, tek başına karşı tarafın işlemin tasfiye amacı dışında olduğunu bildiğine dair yeterli delil sayılmaz. Yani şirket, "tasfiye ilan edildi, herkes bilmeli" diyerek sorumluluktan kolayca kaçınamaz. Ayrıca birden fazla tasfiye memuru varsa, esas sözleşme veya genel kurul kararında aksi öngörülmediği sürece, şirketi bağlayacak işlemlerde iki tasfiye memurunun birlikte imzası aranır. Son olarak, tasfiye memurunun görevini ifa ederken işlediği haksız fiilden şirket de müteselsilen sorumludur.
💡 Ticari Hayatta ve Sicil İşlemlerinde Uygulaması
Bir şirket sahibi olarak şirketinizi kapatmaya karar verdiğinizde ve genel kurulda tasfiye memuru seçildiğinde bu madde devreye girer. Pratikte en çok karşılaşılan durum şudur: Şirketin bir taşıtı veya gayrimenkulü satılacaktır. Tescil ve ilan yapılmış olsa bile, alıcı konumundaki üçüncü kişi işlemin tasfiye amacına uygun olduğunu varsayar. Eğer alıcı, malı değerinin çok altında satın aldıysa veya satışın aslında şirketin kapanmasıyla ilgisi olmayan bir amaçla yapıldığını biliyorsa, şirket bu satışı tanımayabilir. Ancak bu iddianın ispatı oldukça zordur; mahkemeler, tasfiyenin ilan edilmiş olmasını tek başına yeterli görmez.
Sicil işlemleri açısından, tasfiye memurlarının unvan değişikliği veya temsilci ataması gibi işlemleri ticaret siciline tescil ettirmesi gerekebilir. Burada kritik nokta, imza yetkisidir. İki tasfiye memuru varsa ve genel kurul aksini kararlaştırmamışsa, tek imza ile yapılan sözleşmeler şirketi bağlamaz. Karşı taraf da bu riski bilerek işlem yapmalıdır. Öte yandan tasfiye memurunun bir haksız fiil işlemesi durumunda, örneğin şirkete ait bir malı izinsiz olarak kötüye kullanması hâlinde, şirket malvarlığından zarar gören üçüncü kişilere karşı doğan tazminat borcundan şirket de sorumlu olur. Bu da tasfiye hâlindeki şirketin malvarlığının erimesine yol açabilir. SicilAI olarak, tasfiye sürecinde yetki ve imza kurallarına uyulmamasının en sık iptal ve sorumluluk davası nedeni olduğunu hatırlatmak isteriz.
⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Riskler
- Tek imza ile işlem yapılması: Birden fazla tasfiye memuru varsa ve aksi kararlaştırılmadıysa, tek imzalı sözleşme geçersiz sayılabilir; karşı taraf da bu sözleşmeye dayanarak hak talep edemez.
- Tasfiye amacı dışına çıkan işlemler: Bu tür işlemler kural olarak şirketi bağlar, ancak şirket tarafından kötü niyet ispat edilirse iptal edilebilir. İspat yükü ağır olduğu için taraflar dikkatli davranmalıdır.
- Yetki devri sınırlaması: Kanunla tanınan esas yetkiler devredilemez. Yalnızca belirli uygulama işleri için verilen temsil yetkisinin sınırı aşılırsa yapılan işlem şirketi bağlamayabilir.
- Tescile güvenip işlem yapmak: Tasfiyenin tescil ve ilan edilmesi, karşı tarafın kötü niyetli olduğunu ispat etmek için tek başına yeterli değildir; bu nedenle sicil kaydına bakıp "ilan edildi, sorun yok" diye düşünmek risklidir.
- Haksız fiil sorumluluğu: Tasfiye memurunun görevi sırasında işlediği haksız fiil nedeniyle şirket malvarlığı da tazminata konu olabilir; bu durum tasfiyenin sonuçlanmasını geciktirir.
Bu İşlemi mi Yapıyorsunuz?
Tescil işlemlerinizde zaman kaybetmeyin. Yapay zeka ile evraklarınızı saniyeler içinde test edin.
Yapay Zeka Motorunu Çalıştırİşlemleriniz %100 güvenli ve KVKK uyumlu olarak gerçekleştirilir.