# MADDE 541
Tasfiyede Alacaklı Çağrısı ve Depo Prosedürü
Resmi Kanun Metni
(1) Alacaklı oldukları şirket defterlerinden veya diğer belgelerden anlaşılan ve yerleşim yerleri bilinen kişiler taahhütlü mektupla, diğer alacaklılar Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ve şirketin internet sitesinde ve aynı zamanda esas sözleşmede öngörüldüğü şekilde, birer hafta arayla yapılacak üç ilanla şirketin sona ermiş bulunduğu konusunda bilgilendirilirler ve alacaklarını tasfiye memurlarına bildirmeye çağrılırlar.
(2) Alacaklı oldukları bilinenler, bildirimde bulunmazlarsa alacaklarının tutarı Gümrük ve Ticaret Bakanlığınca belirlenecek bir bankaya depo edilir.
(3) Şirketin, henüz muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçlarını karşılayacak tutarda para notere depo edilir; meğerki, bu gibi borçlar yeterli bir şekilde teminat altına alınmış veya şirket varlığının pay sahipleri arasında paylaşımı bu borçların ödenmesi şartına bağlanmış olsun.
(4) Yukarıdaki fıkralarda yazılı hükümlere aykırı hareket eden tasfiye memurları haksız olarak ödedikleri paralardan dolayı 553 üncü madde uyarınca sorumludur.
🔍 Bu Madde Ne Anlama Geliyor?
Bu madde, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda şirketin sona ermesi (tasfiye) sürecinde alacaklıların korunmasını düzenler. Bir şirket kapanırken borçlarının ödenmesi ve alacaklıların ortada kalmaması gerekir. Maddenin ilk fıkrası, tasfiye memurlarına iki tür çağrı yükümlülüğü getirir: Alacaklı olduğu şirket defterlerinden veya belgelerinden anlaşılan ve adresi bilinen kişilere taahhütlü mektup gönderilir; diğer alacaklılar ise Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi, şirketin internet sitesi ve esas sözleşmede öngörülen araçlarla birer hafta arayla yapılacak üç ilanla bilgilendirilir. Bu ilanlarda alacaklıların, alacaklarını tasfiye memurlarına bildirmeye çağrılması gerekir.
İkinci fıkra, kendisine ulaşıldığı hâlde bildirimde bulunmayan bilinen alacaklıların alacaklarının, Gümrük ve Ticaret Bakanlığınca belirlenen bir bankaya depo edilmesini öngörür. Böylece şirket tasfiyesi tamamlanabilir ancak alacaklı hakkını bankadaki depodan alabilir. Üçüncü fıkra ise henüz vadesi gelmemiş veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçlar için notere para depo edilmesini şart koşar. Bu borçlar teminat altına alınmışsa veya şirket varlığının ortaklar arasında paylaşımı bu borçların ödenmesi şartına bağlanmışsa depo zorunluluğu ortadan kalkar. Son fıkra ise bu kurallara aykırı davranan tasfiye memurlarının, haksız olarak ödedikleri paralardan 553. madde uyarınca sorumlu olduğunu hükme bağlar.
💡 Ticari Hayatta ve Sicil İşlemlerinde Uygulaması
Diyelim ki bir limited şirketiniz var ve şirketinizi kapatmak için genel kurulda tasfiye kararı aldınız. Tasfiye memuru olarak bir meslektaşınız veya kendiniz seçildiniz. Tasfiye sürecinde şirketin malvarlığı satılır, borçlar ödenir ve kalan pay sahiplerine dağıtılır. İşte tam bu aşamada madde 541 devreye girer. Şirketin defterlerinde bir tedarikçiye 100.000 TL borç görünüyor ancak bu tedarikçi size dönüş yapmıyor. Bu durumda tasfiye memuru, tedarikçiye taahhütlü mektup göndermek zorundadır. Mektuba rağmen tedarikçi alacağını bildirmezse, bu tutarın Ticaret Bakanlığınca belirlenen bir bankaya depo edilmesi gerekir. Aynı şekilde, şirketin internet sitesi aktifse ve burada bir ilan yayınlanmadan yalnızca gazete ilanıyla yetinilirse, sonradan alacaklılar "bize ulaşılmadı" diyerek tasfiyenin iptalini isteyebilir. Bu nedenle tasfiye memurlarının hem mektup hem ilan yükümlülüğünü eksiksiz yerine getirmesi ve tüm süreleri belgeyle kanıtlaması büyük önem taşır.
⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Riskler
- Alacaklı listesi eksik çıkarılırsa; defterlerde kayıtlı olmayan ancak e-fatura, sözleşme veya diğer belgelerden varlığı anlaşılan alacaklılar gözden kaçarsa, tasfiye memuru şahsen sorumlu tutulur.
- İlanlar birer hafta arayla yapılmaz veya üç ilan yerine iki ilanla yetinilirse, alacaklı çağrısı usulsüz sayılır ve tüm ilan süreci baştan yapılmak zorunda kalınabilir.
- Bilinen alacaklıya taahhütlü mektup göndermeden yalnızca gazete ilanıyla yetinmek, "bilinen alacaklının" korunması ilkesine aykırıdır ve tazminat doğurur.
- Vadesi gelmemiş veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçlar notere depo edilmezse; tasfiye memuru, ortaklara haksız dağıtım yapmış durumuna düşer ve bu tutarları şahsen geri ödemek zorunda kalır.
- Depo edilecek banka ve noter seçiminde güncel mevzuat değişiklikleri takip edilmezse, depo geçersiz sayılabilir. Bu nedenle süreç boyunca güncel kaynaklardan destek almak ve SicilAI gibi mevzuat takip araçlarını kullanmak riskleri azaltır.
Bu İşlemi mi Yapıyorsunuz?
Tescil işlemlerinizde zaman kaybetmeyin. Yapay zeka ile evraklarınızı saniyeler içinde test edin.
Yapay Zeka Motorunu Çalıştırİşlemleriniz %100 güvenli ve KVKK uyumlu olarak gerçekleştirilir.