# MADDE 608
Ticaret Şirketlerinde Kar Payi Dagitimi ve Yedek Akceler
Resmi Kanun Metni
(1) Kâr payı, sadece net dönem kârından ve bunun için ayrılmış yedek akçelerden dağıtılabilir. Kâr payı dağıtımına ancak, kanun ve şirket sözleşmesi uyarınca ayrılması gereken kanuni yedek akçelerle, şirket sözleşmesinde öngörülmüş yedek akçeler ayrıldığı takdirde karar verilebilir.
(2) Şirket sözleşmesi ile aksi öngörülmedikçe, kâr payı, esas sermaye payının itibarî değerine oranla hesaplanır; ayrıca yerine getirilen ek ödeme yükümlülüklerinin tutarı da kâr payının hesaplanmasında itibarî değere eklenir.
(3) Şirket genel kurulu, kanun ya da şirket sözleşmesinde öngörülmeyen veya öngörüleni aşan tutarlarda yedek akçelerin ayrılmalarına sadece;
a) Zararların karşılanması için gerekliyse,
b) Şirketin gelişimi için yatırım yapılması ihtiyacı ciddi bir şekilde ortaya konulmuşsa, bütün ortakların menfaati böyle bir yedek akçe ayrılmasını haklı gösteriyorsa ve bu hususlar şirket sözleşmesinde açıkça belirtilmişse,
karar verebilir.
🔍 Bu Madde Ne Anlama Geliyor?
Madde 608, sermaye şirketlerinde (limited ve anonim şirketlerde) kâr payı dağıtımının temel kurallarını belirler. Kural basittir: Şirket, kârını ancak net dönem kârından ve bu amaçla ayrılmış yedek akçelerden dağıtabilir. Yani henüz elde edilmemiş bir kârı dağıtmak veya şirketin kasasındaki ana sermayeyi ortaklara pay etmek hukuken mümkün değildir. Kanun, dağıtım kararından önce şirketin birikmiş zararlarının karşılanmasını ve kanun ile şirket sözleşmesinde öngörülen zorunlu yedek akçelerin (genel kanuni yedek akçe gibi) ayrılmasını şart koşar. Ayrıca kâr payı hesaplamasında kural, esas sermaye payının itibarî değerine göre oransal bir dağıtımdır; eğer ortaklara ek ödeme yükümlülüğü yüklenmişse, bu ödemeler de itibarî değere eklenerek kâr payı hesabı yapılır. Üçüncü fıkra ise genel kurulun, kanunda veya sözleşmede öngörülmeyen ya da öngörülen tutarı aşan ek yedek akçeler ayırabilmesini sıkı şartlara bağlar: Bu tür bir ek ayrım ancak zararların karşılanması zorunluluğu varsa veya şirketin gelişimi için ciddi bir yatırım ihtiyacı somut olarak ortaya konulmuşsa ve bu husus şirket sözleşmesinde açıkça yazılmışsa mümkündür. Aksi hâlde genel kurul, azınlık ortakları kâr payından mahrum bırakacak keyfî yedek akçe kararları alamaz.
💡 Ticari Hayatta ve Sicil İşlemlerinde Uygulaması
Bir limited şirket düşünelim; yıl sonunda 500.000 TL net dönem kârı elde etmiş olsun. Şirketin geçmiş yıl zararları 100.000 TL ve ayrılması zorunlu genel kanuni yedek akçe tutarı da 50.000 TL ise, ortaklara dağıtılabilecek kâr payı ancak bu tutarlar düşüldükten sonraki kısım olabilir. Genel kurul, gündemde "kâr dağıtımı" maddesiyle toplanır ve bu hesaplama yapılmadan bir karar alırsa, bu karar hem butlan hem de sorumluluk doğurabilir. Sicil işlemleri açısından, alınan genel kurul kararının ticaret siciline tescilinde, kararın bu maddeye uygun olduğunun denetimi önemlidir. SicilAI olarak önerimiz; şirket genel kurulunda kâr dağıtım kararı alınmadan önce, finansal tabloların ve yedek akçe hesabının bir yeminli mali müşavir veya meslek mensubu tarafından doğrulanması, karar metninde de dayanak tutarların açıkça gösterilmesidir. Ayrıca şirket sözleşmesinde ek yedek akçe ayrılmasına izin veren bir madde yoksa, genel kurulun "yatırım yapacağız" diyerek tüm kârı dağıtmayıp yedekte tutması, küçük ortaklar tarafından dava edilebilir.
⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Riskler
- Kanuni yedek akçeler (örneğin TTK m. 519'daki genel kanuni yedek akçe) ayrılmadan kâr payı dağıtım kararı alınması, kararı sakatlar ve yöneticilerin sorumluluğuna yol açar.
- Kâr payının, ortağın itibarî pay değeri yerine farklı bir esasa (örneğin ortaklar arası eşitlik veya emek esasına) göre hesaplanması, şirket sözleşmesinde açık hüküm yoksa hukuka aykırıdır.
- Genel kurulun, sözleşmede hiçbir dayanak olmadan veya somut yatırım planı göstermeden "gelişim fonu" adı altında kârın tamamını yedek akçeye ayırması, azınlık haklarının ihlali sayılır ve iptal davasına konu olabilir.
- Ek ödeme yükümlülüğü bulunan ortakların bu ödemeleri itibarî değere eklenmeksizin kâr payı hesaplanması, ortağın alacağının eksik ödenmesine neden olur.
- Zarar eden bir şirketin, dağıtılabilir kâr olmadığı hâlde geçmiş yıl yedeklerini kullanarak kâr payı dağıtması, ancak bu yedeklerin serbestçe kullanılabilir nitelikte olmasına ve kanuni şartlara bağlıdır; bu hususun göz ardı edilmesi hukuki risk oluşturur.
Bu İşlemi mi Yapıyorsunuz?
Tescil işlemlerinizde zaman kaybetmeyin. Yapay zeka ile evraklarınızı saniyeler içinde test edin.
Yapay Zeka Motorunu Çalıştırİşlemleriniz %100 güvenli ve KVKK uyumlu olarak gerçekleştirilir.