# MADDE 667
Kupon Ziyai Bedel Mahkeme Yatırma Prosedürü
Resmi Kanun Metni
(1) Münferit kuponların zıyaı hâlinde hak sahibinin istemi üzerine, mahkeme, bedelin vadesinde, vade dolmuşsa derhâl mahkemeye yatırılmasına karar verir.
(2) Üç yıl geçtikten sonra hiçbir hak sahibi başvurmaz ve vadenin dolmasından itibaren üç yıl geçmiş olursa, mahkeme kararıyla bedel dilekçe sahibine verilir.
🔍 Bu Madde Ne Anlama Geliyor?
Bu madde, şirketlerin çıkardığı tahvil veya benzeri borçlanma araçlarına ait münferit kuponların (faiz veya kâr payı ödemesini temsil eden belgelerin) kaybolması, çalınması veya imha olması durumunda izlenecek hukuki yolu düzenler. Kupon, bir menkul kıymetin ayrılmaz bir parçasıdır ve onun ibrazı olmadan ödeme yapılmaz. Eğer kupon zayi olursa, hak sahibi mağdur olmasın diye kanun koyucu bir güvence mekanizması öngörmüştür. Buna göre, kuponu elinde bulunduran kişi (hak sahibi) mahkemeye başvurarak, kuponun bedelinin vadesinde, vade dolmuşsa derhâl mahkemeye yatırılmasını talep edebilir. Mahkeme bu talebi uygun görürse, bedel mahkeme veznesine yatırılır. Ardından ikinci fıkra devreye girer: Eğer kuponun gerçek sahibi ortaya çıkmaz ve vadenin dolmasından itibaren üç yıl geçerse, mahkeme kararıyla bu bedel, başvuruda bulunan dilekçe sahibine ödenir. Yani sistem, hem muhtemel hak sahiplerini korur hem de süreci tıkayan belirsizliği belirli bir süre sonunda ortadan kaldırır.
💡 Ticari Hayatta ve Sicil İşlemlerinde Uygulaması
Bir şirket düşünün: İhtiyaç duyduğu finansmanı sağlamak için tahvil çıkarmıştır. Tahvilleri satın alan bir yatırımcı, vadesi gelen faiz kuponunu tahsil etmek isterken kuponu kaybeder. Bu durumda yatırımcı, şirkete başvurmak yerine doğrudan mahkemeye gider ve 667. maddeye dayanarak kupon bedelinin mahkemeye yatırılmasını talep eder. Mahkeme, yatırımcının talebini kabul ederse, şirket faiz bedelini ödemekle yükümlü olur, ancak bu ödemeyi alacaklıya değil, mahkeme veznesine yapar. Sonraki üç yıl boyunca kuponun gerçek sahibi (örneğin kuponu kaybeden kişi ile başkası arasında bir ihtilaf varsa) ortaya çıkıp hakkını iddia edebilir. Üç yıl boyunca hiçbir hak sahibi başvurmazsa, mahkeme yatırılan bedeli dilekçe sahibine verir. Bu düzenleme sayesinde şirket, aynı kupon için iki kez ödeme yapma riskinden kurtulur; ödemeyi mahkemeye yaparak üzerindeki yükümlülüğü sona erdirir. SicilAI platformu olarak bu tür süreçlerde, özellikle kuponların seri numaralarının ve ihraç belgelerinin düzenli kayıt altında tutulmasının, olası bir ziya durumunda ispatı kolaylaştırdığını hatırlatmak isteriz.
⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Riskler
- Üç yıllık hak düşürücü süre: Vadenin dolmasından itibaren üç yıl içinde hiçbir hak sahibi başvurmazsa, bedel ancak o zaman dilekçe sahibine verilir. Bu süreyi kaçırmak, alacağın tamamen kaybına yol açabilir.
- İspat yükümlülüğü: Kuponun ziyaına ilişkin deliller (örneğin tutanak, dilekçe, varsa sigorta belgesi) mahkemeye sunulmalıdır. Yetersiz delil, talebin reddine neden olabilir.
- Sahte veya ikinci kez ibraz riski: Kuponu sonradan ele geçiren kötü niyetli bir kişi, ödeme talebinde bulunabilir. Bu nedenle mahkeme sürecindeki ilanların takip edilmesi ve sürelere itiraz edilmesi gerekir.
- Mahkeme masrafları: Bedelin yatırılması ve saklanması sürecinde doğan yargı harç ve masrafları genellikle talepte bulunan tarafa yüklenir. Bu maliyetler göz ardı edilmemelidir.
- Şirketin ödeme emrini geciktirmesi: Şirket, mahkeme kararına rağmen bedeli yatırmazsa icra tehdidiyle karşı karşıya kalabilir. Bu da itibar kaybına yol açar.
Bu İşlemi mi Yapıyorsunuz?
Tescil işlemlerinizde zaman kaybetmeyin. Yapay zeka ile evraklarınızı saniyeler içinde test edin.
Yapay Zeka Motorunu Çalıştırİşlemleriniz %100 güvenli ve KVKK uyumlu olarak gerçekleştirilir.