# MADDE 7
Ticari Borçlarda Müteselsil Sorumluluk Kefalet
Resmi Kanun Metni
(1) İki veya daha fazla kişi, içlerinden yalnız biri veya hepsi için ticari niteliği haiz bir iş dolayısıyla, diğer bir kimseye karşı birlikte borç altına girerse, kanunda veya sözleşmede aksi öngörülmemişse müteselsilen sorumlu olurlar. Ancak, kefil ve kefillere, taahhüt veya ödemenin yapılmadığı veya yerine getirilmediği ihbar edilmeden temerrüt faizi yürütülemez.
(2) Ticari borçlara kefalet hâlinde, hem asıl borçlu ile kefil, hem de kefiller arasındaki ilişkilerde de birinci fıkra hükmü geçerli olur.
🔍 Bu Madde Ne Anlama Geliyor?
Madde 7, ticari hayatta birden fazla kişinin birlikte borç altına girmesini düzenler. Eğer iki veya daha fazla kişi, içlerinden en az biri için ticari sayılan bir iş dolayısıyla bir alacaklıya karşı sorumluluk üstlenirse, kanunda veya sözleşmede aksine bir hüküm yoksa bu kişiler müteselsilen sorumlu olur. Yani alacaklı, borcun tamamını bu kişilerden dilediği birinden isteyebilir; borçlu olanlar kendi aralarında anlaşmış olsalar bile bu durum alacaklıya karşı ileri sürülemez.
İkinci fıkra ise önemli bir ayrıntıyı ekler: Ticari borçlarda kefalet söz konusu olduğunda da aynı kural uygulanır. Hem asıl borçlu ile kefil arasındaki ilişkide, hem de birden fazla kefilin bulunduğu hâllerde kefillerin kendi aralarındaki ilişkide müteselsil sorumluluk esastır. Bu, özellikle şirket ortaklarının veya işletme sahiplerinin şahsi kefalet verdiği durumlarda kritik bir güvencedir.
💡 Ticari Hayatta ve Sicil İşlemlerinde Uygulaması
Bir örnek üzerinden düşünelim: (A) Ticaret A.Ş., bankadan kredi kullanmak istiyor. Banka, şirket ortağı (B) ve (C)'den şahsi kefalet istiyor. (B) ve (C) imzaladığı anda, bankanın alacağı ödenmezse banka doğrudan (B)'ye veya (C)'ye başvurabilir. Aralarında aksine bir sözleşme yoksa, bu madde gereği ikisi de borcun tamamından sorumludur. Bu durum, esnaf ve şirket sahiplerinin sıkça karşılaştığı "birlikte borçlanma" senaryosuydu.
Maddenin son cümlesi ise adeta bir kalkan işlevi görür: Kefile borcun ödenmediği resmi bir biçimde ihbar edilmeden, ondan temerrüt faizi istenemez. Yani kefil, yalnızca kendisine ihtar çekildikten sonra faiz ödemekle yükümlüdür. Sicil işlemlerinde, ticaret sicili müdürlüklerine yapılan bildirimlerde veya banka kredi sözleşmelerinde bu maddeye sıkça atıf yapılır; SicilAI olarak biz de bu tür belgeleri incelerken kefalet şerhlerinin müteselsil sorumluluk kurallarına uygun olup olmadığını denetlemeyi öneriyoruz.
⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Riskler
- Kefalet sözleşmesinde "sadece asıl borçlu için kefalet" ibaresi yoksa, imzayı atan herkes borcun tamamından tek başına sorumlu tutulabilir. Bu fark edilmeden atlanırsa kişisel malvarlığı riski doğar.
- Temerrüt ihbarı şartı, kefile karşı icra takibi başlatılmadan veya faiz hesaplanmadan önce mutlaka araştırılmalıdır. İhbar yapılmadıysa işletilen faize itiraz hakkı vardır.
- Müteselsil borçlulardan biri ödeme yaptığında, diğerlerine rücu edebilmesi için aralarındaki iç ilişkinin yazılı bir sözleşmeyle düzenlenmesi gerekir. Aksi hâlde paylaşımda uyuşmazlık çıkar.
- Sözleşmede "müteselsil değil, adi kefalettir" yazmadıkça kanun müteselsil sorumluluğu varsayar. Bu teknik ayrıntı, hukuki danışmanlık alınmadan imzalanan belgelerde geri dönüşü olmayan risklere yol açabilir.
Bu İşlemi mi Yapıyorsunuz?
Tescil işlemlerinizde zaman kaybetmeyin. Yapay zeka ile evraklarınızı saniyeler içinde test edin.
Yapay Zeka Motorunu Çalıştırİşlemleriniz %100 güvenli ve KVKK uyumlu olarak gerçekleştirilir.