# MADDE 702
Poliçede Aval Verenin Sorumluluğu ve Rücu Hakkı
Resmi Kanun Metni
(1) Aval veren kişi, kimin için taahhüt altına girmişse aynen onun gibi sorumlu olur.
(2) Aval veren kişinin teminat altına aldığı borç, şekle ait noksandan başka bir sebepten dolayı batıl olsa da aval verenin taahhüdü geçerlidir.
(3) Aval veren kişi, poliçe bedelini ödediği takdirde, poliçeden dolayı lehine taahhüt altına girmiş olduğu kişiye ve ona, poliçe gereğince sorumlu olan kişilere karşı poliçeden doğan haklarını iktisap eder.
🔍 Bu Madde Ne Anlama Geliyor?
Madde 702, kambiyo senetlerinin en önemli teminat mekanizmalarından biri olan aval müessesesini düzenler. Aval veren kişi, adına kefil olduğu borçlu ile aynen aynı sorumluluğa sahip olur. Bir başka deyişle, borçlu poliçeyi ödemediğinde alacaklı, doğrudan aval verene başvurabilir; borçlunun önce takip edilmesi gibi bir ön şart yoktur. Bu yönüyle aval, adi kefaletten çok daha güçlü ve bağımsız bir taahhüttür.
Maddenin ikinci fıkrası ise avalin bağımsızlık ilkesini ortaya koyar. Avalin dayandığı temel borç, şekle ait bir eksiklik dışında herhangi bir sebeple geçersiz olsa bile aval verenin taahhüdü geçerliliğini korur. Yani avalci, "borçlu beni yanılttı, asıl sözleşme geçersiz sayıldı" diyerek sorumluluktan kaçamaz. Tek istisna, poliçenin kambiyo senedi olma şartlarını taşımaması yani şeklen geçersiz olmasıdır.
Üçüncü fıkrada ise aval verene tanınan önemli bir hak düzenlenir: Aval veren, poliçe bedelini ödediğinde, lehine taahhüt altına girdiği kişiye ve o kişinin poliçe dolayısıyla sorumlu olduğu önceki ciranta, keşideci gibi taraflara rücu edebilir. Böylece avalci, ödediği tutarı bu kişilerden tahsil etme imkânı kazanır.
💡 Ticari Hayatta ve Sicil İşlemlerinde Uygulaması
Ticari hayatta aval, özellikle vadeli satışlarda ve banka kredilerinde güven tesis etmek için sıkça kullanılır. Örneğin bir üretici firma, vadeli mal sattığı müşterisinin borcuna karşılık müşterinin düzenlediği poliçeye, şirketin çoğunluk ortağının veya grup şirketinin aval vermesini isteyebilir. Vade sonunda borçlu ödemezse üretici, doğrudan aval verene başvurur. Aval veren ödemeyi yaptıktan sonra artık anonim bir kefil değil, poliçeden doğan hakları kazanmış bir alacaklı konumundadır. Bu sayede borçlu şirketin malvarlığına ve ondan önce gelen cirantalara karşı yasal takip başlatabilir.
Sicil ve kurumsal yönetim açısından dikkat edilmesi gereken nokta şudur: Şirketler adına verilen aval taahhütleri ticaret siciline tescil edilmez. Bu yüzden aval yükümlülükleri, bir şirketin bilanço dışı riskleri arasında gizli kalabilir. Bir şirketin ortaklık yapısı ve sicil kayıtları incelenirken bu tür taahhütler kolayca görünmeyebilir. Şirket devralma veya birleşme süreçlerinde gizli aval borçları büyük sürprizler yaratabilir. Bu nedenle durum tespiti yapılırken SicilAI üzerinden alınan ticaret sicili özetlerinin yanı sıra şirketin kambiyo senedi imza yetkilerinin ve açıklanmamış taahhütlerinin de sorgulanması gerekir.
⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Riskler
- aval şerhi koymadan imza atmak: Poliçenin ön yüzüne atılan ve "aval içindir" kaydı taşımayan imzalar, aval değil asıl borçlu imzası olarak yorumlanabilir. Arka yüze atılan imzalar ise genellikle ciro sayılır. Bu ayrım gözetilmezse kişi kendini hiç istemediği bir konumda borçlu veya ciranta olarak bulabilir.
- Asıl borcun geçersizliğine güvenmek: Temel sözleşmenin hükümsüz olduğu gerekçesiyle avalden kaçınmak mümkün değildir. Şekle ait bir noksan yoksa, asıl borç her ne sebeple olursa olsun geçersiz olsa da aval geçerlidir. Bu, avali adi kefaletten ayıran en kritik risktir.
- Poliçenin şekil şartlarını kontrol etmemek: Poliçede zorunlu unsurlardan biri eksikse kambiyo senedi geçersiz olur ve buna bağlı olarak aval de hükümsüz kalır. Bu nedenle aval veren, poliçenin şeklen geçerli olup olmadığını mutlaka doğrulamalıdır.
Bu İşlemi mi Yapıyorsunuz?
Tescil işlemlerinizde zaman kaybetmeyin. Yapay zeka ile evraklarınızı saniyeler içinde test edin.
Yapay Zeka Motorunu Çalıştırİşlemleriniz %100 güvenli ve KVKK uyumlu olarak gerçekleştirilir.