# MADDE 724
Poliçe Borçlularında Müteselsil Sorumluluk
Resmi Kanun Metni
(1) Bir poliçeyi düzenleyen, kabul eden, ciro eden veya o poliçeye aval veren kişiler hamile karşı müteselsil borçlu sıfatıyla sorumludurlar.
(2) Hamil, bunların borçlanmadaki sıraları ile bağlı olmaksızın her birine veya bunlardan bazılarına ya da hepsine birden başvurabilir.
(3) Poliçeden dolayı borç altına girmiş olup da poliçeyi ödemiş bulunan herkes aynı hakkı kullanabilir.
(4) Hamil borçlulardan yalnız birine başvurmakla, diğer borçlularla ilk önce başvurduğu borçludan sonra gelenlere karşı haklarını kaybetmez.
🔍 Bu Madde Ne Anlama Geliyor?
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 724. maddesi, kambiyo senetlerinden biri olan poliçede alacaklıya (hamile) tanınan güçlü bir tahsilat imkânını düzenler. Bu maddeye göre; bir poliçeyi düzenleyen (keşideci), ödemeyi kabul eden (muhatap/kabul eden), poliçeyi devreden (ciro eden) veya poliçeye kefil olan (aval veren) herkes, alacaklıya karşı "müteselsil borçlu" sıfatıyla sorumludur. Yani bu kişilerin tamamı, borcun tamamından birlikte ve tek tek sorumludur. Alacaklı (hamil), bu borçlular arasında herhangi bir sıra gözetmek zorunda değildir. İster aralarında en güçlü mali durumda olanı seçer, ister hepsine birden dava açar; bu tamamen alacaklının inisiyatifindedir. Ayrıca poliçedeki borçlulardan biri, borcu ödediğinde, ödeyen kişi de diğer borçlulara karşı aynı takip hakkını kazanır. Maddenin son fıkrası da alacaklıyı korur: Alacaklı, borçlulardan yalnızca birine başvurmuş olması nedeniyle, diğer borçlulara (özellikle ilk başvurduğu kişiden sonra gelenlere) karşı olan haklarını kaybetmez. Bu hüküm, ticari hayatta poliçenin güvenilir bir ödeme aracı olmasını sağlayan en temel yapı taşlarından biridir.
💡 Ticari Hayatta ve Sicil İşlemlerinde Uygulaması
Bir şirket sahibi veya esnaf olarak düşünün: Mal sattınız ve karşılığında bir poliçe aldınız. Poliçeyi ciro ederek başka birine devrettiniz. Poliçenin vadesi geldiğinde asıl borçlu (kabul eden) ödemezse ne olur? İşte bu madde devreye girer. Poliçeyi elinde bulunduran son alacaklı (hamil), doğrudan size başvurabilir. Çünkü siz poliçeyi ciro eden kişi olarak müteselsil sorumlusunuz. Siz de ödedikten sonra, kendinizden önceki cirantaya, keşideciye veya aval verene rücu edebilirsiniz. Bu zincirleme sorumluluk sayesinde poliçe, ticarette adeta "nakdi garanti" gibi işlev görür.
Sicil işlemleri açısından bakıldığında, bu madde doğrudan bir sicil tescil veya terkin prosedürü içermez. Ancak poliçeden doğan borçların ödenmemesi halinde, alacaklı tarafından başlatılan icra takibi veya dava sonucunda şirketin ticari itibarı ve kredi notu ciddi şekilde etkilenir. Ticaret sicili kayıtlarına işlenen bir haciz veya iflas kararı, şirketin gelecekteki tüm faaliyetlerini kilitleyebilir. Bu nedenle, SicilAI olarak şirket sahiplerine önerimiz; imzaladıkları, ciro ettikleri veya aval verdikleri her poliçenin birer "teminat senedi" gibi risk taşıdığını bilmeleri ve bu riski yönetmek için profesyonel danışmanlık almalarıdır. Unutmayın ki bir poliçeye atılan imza, o poliçenin tutarı kadar değil, o tutarın tamamı kadar sorumluluk doğurur.
⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Riskler
- Sıra takibi yanılgısı: Alacaklılar genellikle yalnızca asıl borçluya (kabul eden muhatap) gidip sonuç alamayınca diğer borçlulara başvurmayı düşünür. Oysa madde, alacaklıya borçluların tamamına aynı anda veya dilediği sırayla başvurma hakkı tanır. Bu hakkın kullanılmaması tahsilatı geciktirir.
- Protesto ve süre kaçırma: Poliçede ödememe halinde, kanunda öngörülen süreler içinde protesto çektirilmezse, cirantalar ve keşideciye karşı rücu hakkı kaybolabilir. Bu madde müteselsil sorumluluğu düzenlese de, zamanında yapılmayan hukuki işlemler bu sorumluluğu ortadan kaldırır.
- Ödeyenin rücu hakkını ihmal etmesi: Poliçeyi ödeyen bir ciranta veya avalist, ödediği tutarı diğer borçlulardan isteme hakkına sahiptir. Ancak bu rücu hakkı için poliçenin devralınması ve gerekli ihbarların yapılması şarttır. Bu süreçte yapılan hatalar, ödeyenin kendi parasını geri alamamasına yol açabilir.
- İmza yetkisi hatası: Şirket adına poliçeye imza atan kişinin yetkisiz olması durumunda, şirket borçtan kurtulabilir ancak imza atan kişi şahsen sorumlu hale gelir. Ticaret sicili kayıtlarında yetkili temsilcilerin güncel olmaması bu sorunu derinleştirir.
- Kısmi ödeme tuzağı: Alacaklı, borçlulardan birinden kısmi ödeme aldığında, kalan kısım için diğer borçlulara başvurma hakkını korur. Ancak bu durumun belgelenmemesi ve takibin doğru yürütülmemesi, alacağın tamamının tahsilini tehlikeye atar.
Bu İşlemi mi Yapıyorsunuz?
Tescil işlemlerinizde zaman kaybetmeyin. Yapay zeka ile evraklarınızı saniyeler içinde test edin.
Yapay Zeka Motorunu Çalıştırİşlemleriniz %100 güvenli ve KVKK uyumlu olarak gerçekleştirilir.