# MADDE 767
Poliçe Borçlanmalarında Şekil Hukuku ve Geçerlilik Sınırları
Resmi Kanun Metni
(1) Poliçe ile yapılan borçlanmaların şekli, bu borçlanmaların imzalandığı ülkenin hukukuna tabidir.
(2) Bir poliçeye ilişkin borçlanma, yapıldığı ülkenin hukuku uyarınca şekil bakımından geçerli olmamakla beraber, aynı poliçeye ilişkin sonraki bir borçlanmanın yapıldığı ülke hukukunca geçerli bulunursa, ilk borçlanmanın şekil bakımından geçerli olmayışı, sonraki borçlanmanın geçerliliğini etkilemez.
(3) Bir Türkün, yabancı ülkede poliçeyle borçlanması, Türk hukukunun gösterdiği şekle uygun bulunduğu takdirde, Türkiye’de başka bir Türke karşı geçerlidir.
🔍 Bu Madde Ne Anlama Geliyor?
Madde 767, Türk Ticaret Kanunu'nun milletlerarası özel hukuk alanındaki kurallarından biridir ve poliçe (kambiyo senedi) düzenlenirken hangi ülkenin hukukunun "şekil" açısından belirleyici olacağını düzenler. Kambiyo hukukunda şekil, senedin geçerliliği için hayati önem taşır; zira poliçede bulunması zorunlu unsurlardan birinin eksikliği senedi geçersiz kılabilir. Maddenin ilk fıkrası, temel bir prensip olarak "ülke hukuku" kuralını getirir: Poliçeyle yapılan borçlanmaların şekli, o borçlanmanın (imzanın, taahhüdün) atıldığı ülkenin hukukuna tabidir. Örneğin, bir şirket sahibi Fransa'da bir poliçeye imza atarsa, bu imzanın şekil yönünden geçerli olup olmadığı Fransız hukukuna göre belirlenir.
İkinci fıkra ise önemli bir istisna getirir: Bir poliçeye yazılan ilk borçlanma, yapıldığı ülkenin hukukuna göre şekil bakımından geçersiz olsa bile, aynı poliçeye daha sonra eklenen bir başka borçlanma (örneğin ciro veya aval) kendi ülkesinin hukukuna göre geçerli ise, bu sonraki borçlanma geçerliliğini korur. Bu düzenleme, uluslararası ticarette senedin tedavülünü (elden ele dolaşımını) güvence altına almak amacıyla getirilmiştir.
Üçüncü fıkra ise millî bir koruma kuralıdır: Bir Türk vatandaşı, yabancı bir ülkede poliçe imzalayarak borç altına girdiğinde, işlem şeklen Türk hukukunun öngördüğü şartlara uygunsa, bu borçlanma Türkiye'de bir başka Türke karşı da hüküm ifade eder. Böylece Türk taraflar arasında, yabancı ülkenin şekil kuralları nedeniyle geçersizlik ileri sürülmesinin önüne geçilmiş olur.
💡 Ticari Hayatta ve Sicil İşlemlerinde Uygulaması
Uluslararası ticaret yapan bir işletme düşünelim: Türkiye'deki bir ihracatçı firma, Almanya'daki alıcısından aldığı poliçeyi kendi bankası aracılığıyla iskonto ettirmek istiyor. Poliçe Almanya'da keşide edilip imzalanmış olabilir. Bu durumda senedin şeklen geçerli olup olmadığı, keşide ve imza anında geçerli olan Alman hukukuna göre denetlenecektir. Şayet senedin üzerine sonradan Türkiye'de bir ciro veya aval şerhi konulursa, bu şerhin geçerliliği Türk hukukuna tabi olacaktır. Dolayısıyla işletmeler, poliçenin akıbetini değerlendirirken yalnızca kendi ülkelerinin hukukunu değil, senedin üzerinde imzası bulunan her borçlunun imza yerini de göz önünde bulundurmalıdır.
Ayrıca, yurt dışında yerleşik bir Türk girişimcinin Türkiye'deki bir başka Türk firmasına teminat amacıyla poliçe düzenlemesi durumunda, senedi hangi ülkede imzaladığı fark etmeksizin, Türk hukukunun aradığı şekil şartları sağlanmışsa, bu poliçe Türkiye'de ileri sürülebilir. Sicil işlemlerinde veya icra takibinde bu kural, senedin geçerliliğine yönelik "yabancı ülkede imzalandı, şekli eksik" itirazlarını bertaraf etmek için kritik bir dayanak oluşturur. SicilAI olarak, şirket sahiplerine tavsiyemiz şudur: Yurtdışı kaynaklı bir poliçe düzenlerken veya kabul ederken, senedin düzenlendiği ülkenin şekil kurallarını mutlaka araştırın; güvence altında olmak için noter onaylı tercüme ve hukuki görüş alın.
⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Riskler
- Zorunlu unsur eksikliği: Poliçede "belli bir tutar", "keşide tarihi", "keşidecinin imzası" gibi Türk Ticaret Kanunu'nun 776. maddesindeki unsurlardan biri yoksa, üçüncü fıkradaki koruma dahi senedi kurtaramaz; bu unsurlar maddi (şekli değil) geçerlilik koşuludur.
- İmza yetkisi sorunu: Şirket adına yurtdışında poliçe imzalayan kişinin yetkili olup olmadığı, o ülkenin temsil hukukuna göre değil, şirketin tâbi olduğu hukuka göre çözülür; buradaki karışıklık senedin tamamen hükümsüz kalmasına yol açabilir.
- Ülke hukukunun içeriğini bilmeme: İlk fıkradaki kural gereği, senedi imzalatan taraf imza yerindeki hukuku araştırmazsa, senedin şeklen geçersiz olduğunu icra aşamasında öğrenir ve ciddi maddi kayıplar yaşar.
- İspat zorluğu: İkinci fıkranın korumasından yararlanmak için sonraki borçlanmanın geçerliliğinin, o ülke hukukuna göre ispatlanması gerekir; bu da zaman alıcı ve masraflı bir süreçtir, davanın uzamasına neden olur.
- Türkler arası işlemlerde ihmal: Üçüncü fıkradaki koruma, yalnızca bir Türk'ün başka bir Türke karşı ileri sürülmesinde geçerlidir; işlemin karşı tarafı yabancı ise, Türk hukukuna göre şekil şartı sağlanmış olsa dahi eksiklik yine gündeme gelebilir.
Bu İşlemi mi Yapıyorsunuz?
Tescil işlemlerinizde zaman kaybetmeyin. Yapay zeka ile evraklarınızı saniyeler içinde test edin.
Yapay Zeka Motorunu Çalıştırİşlemleriniz %100 güvenli ve KVKK uyumlu olarak gerçekleştirilir.