# MADDE 78
Finansal Tablolarda Değerleme İlkeleri
Resmi Kanun Metni
(1) Finansal tablolarında yer alan varlıklar ile borçlarla ilgili olarak, aşağıdakilerle sınırlı olmamak ve Türkiye Muhasebe Standartlarında öngörülen ilkeler de dikkate alınmak üzere şu değerleme ilkeleri geçerlidir:
a) Bir önceki dönemin kapanış bilançosundaki değerler ile faaliyet döneminin açılış bilançosundaki değerler birbirinin aynı olmalıdır.
b) Fiilî veya hukuki duruma aykırı olmadıkça, değerlemelerde işletme faaliyetinin sürekliliğinden hareket edilir.
c) Bilanço kapanış gününde, varlıklar ve borçlar teker teker değerlendirilir.
d) Değerleme ihtiyatla yapılmalıdır; özellikle de bilanço gününe kadar doğmuş bulunan bütün muhtemel riskler ve zararlar, bunlar bilanço günü ile yılsonu finansal tablolarının düzenlenme tarihi arasında öğrenilmiş olsalar bile, dikkate alınır; kazançlar bilanço günü itibarıyla gerçekleşmişlerse hesaba katılır. Değerlemeye ilişkin olumlu ve olumsuz farkların dönem sonuçlarıyla ilişkilendirilmesinde Türkiye Muhasebe Standartlarındaki esaslara uyulur.
e) Faaliyet yılının gider ve gelirleri, ödeme ve tahsilat tarihlerine bakılmaksızın yılsonu finansal tablolarına alınırlar.
f) Önceki yılsonu finansal tablolarında uygulanmış bulunan yöntemler korunur.
(2) Standartlarda öngörülen hâllerde ve istisnai durumlarda birinci fıkradaki ilkelerden ayrılınabilir.
🔍 Bu Madde Ne Anlama Geliyor?
Madde 78, şirketlerin yıl sonu finansal tablolarını (bilanço ve gelir tablosu) hazırlarken uymak zorunda olduğu temel değerleme kurallarını belirler. Kısaca ifade etmek gerekirse; şirketin varlıkları (kasa, alacak, stok, makine gibi) ve borçları gerçeğe uygun, ihtiyatlı ve tutarlı bir şekilde kayıt altına alınmalıdır. Maddenin ilk fıkrası altı temel ilke sıralar: Açılış bilançosu kapanış bilançosu ile aynı olmalı, işletmenin sürekliliği esas alınmalı, her varlık ve borç tek tek değerlenmeli, ihtiyatlı davranılarak gerçekleşmemiş kazançlar değil ama muhtemel zararlar dikkate alınmalı, gelir ve giderler tahakkuk esasına göre kaydedilmeli ve önceki yıl izlenen yöntemler değiştirilmeden uygulanmalıdır. İkinci fıkra ise Türkiye Muhasebe Standartları'nın (TMS) öngördüğü istisnai durumlarda bu ilkelerden sapma imkânı tanır. Bu madde, işletme sahiplerinin "ben böyle defter tutarım" demesini engelleyen, finansal raporlamada standart ve şeffaf bir zemin oluşturan bir güvence kuralıdır.
💡 Ticari Hayatta ve Sicil İşlemlerinde Uygulaması
Bir şirket sahibi olduğunuzu düşünün. Yıl sonunda muhasebeciniz bilançoyu hazırlarken, geçen yılın kapanışındaki stok değeri ile bu yılın açılışındaki stok değeri farklı görünüyorsa; bu durum maddenin (a) bendine aykırıdır ve mali tablolarınız güvenilirliğini yitirir. Aynı şekilde, dönem sonunda müşterinizin iflas etme ihtimali ortaya çıktıysa, henüz kesinleşmemiş olsa bile bu risk için karşılık ayırmanız gerekir (ihtiyatlılık ilkesi). Gelirler ise tahsilat yapılmasa bile fatura kesildiği dönemde kayda alınmalıdır. Ticaret siciline sunulan yıl sonu finansal tablolarınızda bu tutarların doğru ve tutarlı olması; kredi başvurularında, vergi denetimlerinde veya yeni bir ortak alırken sizin en güçlü referansınızdır. SicilAI olarak önerimiz, muhasebe politikanızı yıllar boyunca değiştirmemeniz ve TMS 8 kapsamındaki değişiklikleri de mutlaka dipnotlarda açıklamanızdır.
⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Riskler
- Açılış-Kapanış Uyumsuzluğu: Geçmiş yıl kapanış bilançosu ile yeni dönem açılış bilançosu arasında fark oluşması, denetimlerde doğrudan "şüpheli işlem" olarak değerlendirilir ve vergi incelemesi başlatılabilir.
- İhtiyatlılık İlkesinin İhlali: Bilanço tarihinden sonra öğrenilen ancak o döneme ait bir risk (örneğin müşteri çeki karşılıksız çıkmışsa) karşılık ayrılmamışsa, kâr olduğundan yüksek görünür; bu durum temettü dağıtımında ve kredi riskinde yanıltıcı sonuçlar doğurur.
- Yöntem Değişikliği: Stoklar için LIFO'dan FIFO'ya geçmek gibi yöntem değişiklikleri yapılmak istendiğinde, bu değişiklik gerekçelendirilmez ve karşılaştırılabilirlik bozulursa, tablolar "örtülü kazanç" veya "zarar yönetimi" iddialarıyla karşı karşıya kalabilir.
- Tahakkuk Esasının Göz Ardı Edilmesi: Henüz tahsil edilmeyen satışların gelir yazılmaması veya ödenmeyen giderlerin gider kaydedilmemesi, dönem kârını gerçek dışı gösterir ve hem vergi hem de hukuki anlaşmazlık riski oluşturur.
- TMS'den İzinsiz Sapma: Standartların izin vermediği bir değerleme yöntemine keyfi geçiş yapılması, bağımsız denetim raporunda "olumsuz görüş" verilmesine neden olur ve şirketin itibarını ciddi şekilde zedeler.
Bu İşlemi mi Yapıyorsunuz?
Tescil işlemlerinizde zaman kaybetmeyin. Yapay zeka ile evraklarınızı saniyeler içinde test edin.
Yapay Zeka Motorunu Çalıştırİşlemleriniz %100 güvenli ve KVKK uyumlu olarak gerçekleştirilir.