# MADDE 79
Duran Dönen Varlıkların Değerleme Esasları
Resmi Kanun Metni
(1) Duran ve dönen varlıklar Türkiye Muhasebe Standartları uyarınca bu standartlarda gösterilen ölçülere göre değerlenir. Borçlar ve diğer kalemler için de aynı standartlar uygulanır.
🔍 Bu Madde Ne Anlama Geliyor?
Madde 79, Türk Ticaret Kanunu kapsamında şirketlerin finansal tablolarını hazırlarken uyması gereken temel bir kuralı ortaya koyar. Kuralın özü şudur: Bir şirketin sahip olduğu duran varlıklar (binalar, makineler, araçlar, patentler gibi uzun ömürlü kıymetler) ve dönen varlıklar (stoklar, ticari alacaklar, nakit gibi kısa vadede nakde dönüşebilen kalemler), değerleme yapılırken Türkiye Muhasebe Standartları'nda (TMS) belirlenen ölçüler dikkate alınarak kaydedilir. Bu sadece varlıklar için değil, borçlar ve bilançoda yer alan diğer tüm kalemler için de geçerlidir. Yani şirket sahibi veya muhasebe yetkilisi, değerleme yaparken keyfi bir yöntem uygulayamaz; TMS'de öngörülen gerçeğe uygun değer, itfa edilmiş maliyet veya yeniden değerleme gibi modellerden hangisine tabi olduğunu bilmek ve standartlara göre hareket etmek zorundadır. Bu madde, finansal tabloların dürüst, şeffaf ve karşılaştırılabilir olmasını sağlayan güvencesi niteliğindedir.
💡 Ticari Hayatta ve Sicil İşlemlerinde Uygulaması
Bir şirket sahibi düşünelim. İşletmesinin aktifinde bir üretim makinesi bulunuyor. Bu makinenin değeri, piyasa koşullarına göre yıllar içinde değişebilir. Madde 79 uyarınca, makinenin değerini bilançoya işlerken TMS 16 "Maddi Duran Varlıklar" standardında öngörülen maliyet modeli veya yeniden değerleme modeli kullanılmalıdır. Eğer şirket bu standarda uymadan makineyi olması gerekenden farklı bir bedelle gösterirse, finansal tablolar gerçeği yansıtmaz. Bu durum, kredi başvurularında bankanın güvenini sarsabilir, sermaye artırımında ortaklar arasında anlaşmazlık çıkarabilir veya şirketin devrinde alıcının yanıltılmasına yol açar. Öte yandan, borçların değerlemesinde de TMS uygulanmalıdır; örneğin uzun vadeli bir borç, iskonto edilmiş değeriyle gösterilmelidir. SicilAI olarak şirket sahiplerine önerimiz: Yıl sonu kapanışlarında ve geçici vergi dönemlerinde değerleme kayıtlarını yalnızca vergi mevzuatına göre değil, aynı zamanda TMS’ye göre de gözden geçirin. Bu, hem bağımsız denetim sürecinde kolaylık sağlar hem de şirketin gerçek finansal sağlığını görmenizi mümkün kılar.
⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Riskler
- Amortisman ve değer düşüklüğü testlerinin atlanması: TMS, duran varlıklar için dönem sonunda değer düşüklüğü testi yapılmasını emreder. Bu test yapılmazsa varlıkların gerçeğe uygun değeri kayıtlardan sapar ve aktifler olduğundan yüksek görünür.
- Tutarsız değerleme politikaları uygulamak: Bir dönem maliyet modeli kullanıp diğer dönem yeniden değerleme modeline geçmek, sermaye yedeklerinde düzeltilmesi güç hatalara yol açar. Bu tür değişiklikler ancak TMS’deki şartlara uygun olmalıdır.
- Borçların iskonto edilmiş değerinin göz ardı edilmesi: Ertelenmiş ödemeli ticari borçlarda, makul bir faiz oranı dikkate alınarak iskonto yapılması zorunludur. İskonto ihmal edilirse borçlar olduğundan fazla ya da az gösterilmiş olur.
- Stok değerlemesinde net gerçekleşebilir değer kuralının unutulması: TMS 2’ye göre stoklar, maliyetin altına düşen net gerçekleşebilir değer ile değerlenmelidir. Bu kural atlanırsa stoklar şişkin görünür.
- Vergi mevzuatı ile TMS arasındaki farkın yönetilememesi: Vergi Usul Kanunu’ndaki değerleme ölçüleri TMS’den farklıdır. Bu farklılıkların ertelenmiş vergi etkisi hesaba katılmazsa, dönem karı ve özkaynaklar gerçeğe aykırı şekilde raporlanır.
Bu İşlemi mi Yapıyorsunuz?
Tescil işlemlerinizde zaman kaybetmeyin. Yapay zeka ile evraklarınızı saniyeler içinde test edin.
Yapay Zeka Motorunu Çalıştırİşlemleriniz %100 güvenli ve KVKK uyumlu olarak gerçekleştirilir.