# MADDE 903
Taşıma Sorumluluğu Kısmi Rejim İspat Yükü
Resmi Kanun Metni
(1) Zıyaa, hasara veya teslimdeki gecikmeye yol açan olayın, taşımanın hangi kısmında meydana geldiği belli ise, taşıyıcının sorumluluğu, bu Kitabın Birinci ve İkinci Kısım hükümlerinin yerine, taşımanın bu kısmı için ayrı bir taşıma sözleşmesi yapılmış olsaydı, o sözleşmenin bağlı olacağı hükümlere göre belirlenir. Zıyaa, hasara veya teslimdeki gecikmeye yol açan olayın taşımanın hangi kısmında meydana geldiğine ilişkin ispat yükü, bunu iddia eden tarafa aittir.
🔍 Bu Madde Ne Anlama Geliyor?
Bu madde, eşyanın taşınması sırasında bir zıya (kaybolma), hasar (zarar görme) veya teslimde gecikme yaşandığında, taşıyıcının hangi hukuk kurallarına göre sorumlu olacağını belirler. Temel kural şudur: Eğer zarara yol açan olayın, taşımanın hangi aşamasında (örneğin karayolu mu, denizyolu mu, demiryolu mu yoksa havayolu mu olduğu) meydana geldiği tespit edilebiliyorsa, taşıyıcının sorumluluğu, Türk Ticaret Kanunu'nun genel taşıma hükümlerine göre değil; sanki o taşıma kısmı için ayrı bir taşıma sözleşmesi yapılmış gibi, o kısmın bağlı olduğu özel hükümlere göre belirlenir. Örneğin, eşya önce gemide, sonra kamyonda taşınıyorsa ve hasar kamyonda meydana gelmişse, kara taşımasına ilişkin kurallar uygulanır. Maddenin ikinci cümlesi ise ispat yükünü düzenler: Zararın hangi taşıma kısmında meydana geldiğini ispat etme yükümlülüğü, bunu iddia eden taraftadır. Yani tazminat talep eden (gönderen veya gönderilen), olayın hangi etapta gerçekleştiğini kanıtlamak zorundadır.
💡 Ticari Hayatta ve Sicil İşlemlerinde Uygulaması
Özellikle kombine (multimodal) taşımalarda bu madde kritik önem taşır. Diyelim ki bir tekstil firması, ürünlerini Çin'den İstanbul'a önce gemiyle, ardından Ankara'daki mağazasına kamyonla gönderiyor. Ürünler mağazaya ulaştığında hasarlı çıkıyor. Zararın nerede oluştuğu araştırılır: Eğer hasarın gemide, deniz taşıması sırasında oluştuğu tespit edilirse, deniz taşımasına ilişkin sınırlı sorumluluk hükümleri devreye girer. Ancak hasarın kamyonda, yani kara yolu taşımasında meydana geldiği ispat edilirse, kara taşıması hükümleri (CMR benzeri kurallar) uygulanır ve tazminat limitleri farklılaşır. Bürokratik süreçte bu, hasar tespit tutanaklarının ve taşıma belgelerinin (konşimento, CMR belgesi, irsaliye) çok dikkatli düzenlenmesini gerektirir. Taşıma sözleşmesi yapan bir şirket sahibi, sözleşmede hangi taşıma türlerinin kullanılacağını ve hasar durumunda hangi hukukun uygulanacağını bilmelidir. Bir taşıma anlaşmazlığında mahkemeye gidildiğinde, SicilAI üzerinden yapacağınız araştırmalar ve uzman görüşleri, bu maddenin nasıl yorumlandığını anlamanızda size yol gösterir.
⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Riskler
- İspat yükünü hafife almak: Zararın hangi taşıma ayağında olduğunu ispat edemezseniz, genel hükümler uygulanır ve bu genellikle taşıyıcının lehine, sizin aleyhinize sonuç doğurabilir. Bu nedenle taşıma anında hasar tespiti yaptırmadan eşyayı teslim almayın.
- Taşıma türlerini karıştırmak: Her taşıma türünün kendi sorumluluk limitleri ve hak düşürücü süreleri vardır. Örneğin deniz taşımasında sorumluluk sınırı kilogram başına daha düşük olabilir. Bu farkları gözetmeden tazminat hesabı yapmak yanıltıcıdır.
- Sözleşmede "açık kapı" bırakmak: Taşıma sözleşmesinde hangi taşıma araçlarının kullanılacağı ve rota açıkça yazılmamışsa, olayın nerede gerçekleştiğini ispat etmek neredeyse imkânsız hale gelir. Sözleşmeye "taşımanın hangi etaplardan oluştuğu" ve "her etap için geçerli hukuk kuralları" maddesini ekleyin.
- Sigorta yaptırmamak: Bu madde, taşıyıcının sorumluluğunu sınırlandırabilir. Bu yüzden emtianın gerçek değerini karşılayan bir nakliyat sigortası yaptırmak, ispat külfetinden bağımsız olarak sizi güvence altına alır.
Bu İşlemi mi Yapıyorsunuz?
Tescil işlemlerinizde zaman kaybetmeyin. Yapay zeka ile evraklarınızı saniyeler içinde test edin.
Yapay Zeka Motorunu Çalıştırİşlemleriniz %100 güvenli ve KVKK uyumlu olarak gerçekleştirilir.