# MADDE 96
Ticari Bileşik Faiz Sözleşme Serbestisi
Resmi Kanun Metni
(1) Taraflar, üç aydan aşağı olmamak şartıyla, diledikleri andan başlamak üzere faizlerin ana paraya eklenmesini kararlaştırabilecekleri gibi hesap devreleri ile faiz ve komisyon miktarlarını da sözleşme ile belirleyebilirler.
(2) 8 inci maddenin ikinci ve üçüncü fıkra hükümleri saklıdır.
🔍 Bu Madde Ne Anlama Geliyor?
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 96. maddesi, ticari hayatta taraflara faiz ve komisyon konusunda geniş bir sözleşme özgürlüğü tanır. Maddeye göre; taraflar, üç aydan daha kısa olmamak şartıyla diledikleri tarihten itibaren işlemiş faizin anaparaya eklenmesini (bileşik faiz uygulamasını) kararlaştırabilirler. Yani bankalar veya finans kuruluşları ile yapılan kredi sözleşmelerinde, vadelerinde ödenmeyen faizlerin anaparaya ilave edilerek yeni faiz hesaplanması mümkündür. Aynı zamanda taraflar; hesap devrelerinin uzunluğunu (örneğin 3 ay, 6 ay gibi periyotları) ve bu devrelere uygulanacak faiz ile komisyon oranlarını serbestçe belirleyebilirler.
Bu madde özellikle cari hesap ilişkilerinde, banka kredilerinde ve ticari ödünç sözleşmelerinde önem taşır. Günlük dildeki karşılığı şudur: Bir borç vadesinde ödenmezse, borçlu ile alacaklı aralarında anlaşarak faizin bir süre sonra ana paraya eklenmesini kabul edebilir. Bu durumda borç miktarı artar ve yeni faiz de artan bu miktar üzerinden hesaplanır. Ancak bu uygulamanın başlangıç noktası keyfi olamaz; tarafların belirlediği tarih sözleşmede açıkça yer almalı ve süre üç aydan az olmamalıdır.
💡 Ticari Hayatta ve Sicil İşlemlerinde Uygulaması
Bir şirketin tedarikçisinden aldığı mal karşılığında 500.000 TL borçlandığını düşünelim. Sözleşme, borcun 6 ay vadeli olduğunu ve ödeme yapılmazsa her 3 aylık dönem sonunda işleyen faizin anaparaya ekleneceğini öngörebilir. Bu durumda ilk 3 ayın sonunda faiz anaparaya eklenir, ikinci 3 aylık dönemde faiz, artırılmış anapara üzerinden hesaplanır. Sözleşmede ayrıca hesap devrelerinin ne zaman başlayıp biteceği ve her devreye uygulanacak faiz oranı ile komisyon tutarı belirlenebilir. Böylece taraflar, belirsizlik yaşamadan borcun vade sonunda ne kadara ulaşacağını önceden hesaplayabilir.
Bu madde aynı zamanda şirketlerin bankalarla yaptığı genel kredi sözleşmelerinde de sıklıkla uygulanır. Banka, kredi sözleşmesinde faiz tahakkuk dönemlerini ve temerrüt hâlinde anaparaya ekleme koşullarını bu maddeye dayanarak düzenler. Sicil işlemleri bakımından ise, şirketlerin ticari defterlerinde bu tür faiz tahakkuklarının doğru kaydedilmesi gerekir. Ticaret siciline tescil edilen rehin veya ipotek işlemlerinde bile faiz ve komisyon kalemleri bu maddeye uygun şekilde belirlenmişse, alacaklının takip hakkı güçlenir. SicilAI olarak, sözleşme özgürlüğünün bu kadar geniş tutulduğu maddelerde bile şirketlerin yazılı sözleşme yapmasını ve hesap dönemlerini açıkça kayıt altına almasını öneriyoruz.
⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Riskler
- Üç aydan kısa süre belirlemek: Kanun, faiz anaparaya ekleme dönemini en az üç ay olarak şart koşar. Bunun altında belirlenen süreler geçersizdir ve bu durum sözleşmenin ilgili hükmünün iptaline yol açabilir.
- Başlangıç tarihinin belirsiz olması: “Diledikleri andan başlamak üzere” ifadesi, tarafların serbestçe bir tarih seçebileceğini gösterir. Ancak sözleşmede bu tarih açıkça yazılmamışsa, uygulamada anlaşmazlık çıkar ve mahkeme tarafların gerçek iradesini yorumlamak zorunda kalır.
- 8. madde hükümlerini göz ardı etmek: Maddenin ikinci fıkrası, 8. maddenin ikinci ve üçüncü fıkralarını saklı tutar. Bu hükümler ticari işlerde uygulanacak faiz oranları ve temerrüt faizine ilişkin emredici kurallar içerebilir. Tarafların bunlara aykırı oran kararlaştırması hâlinde sözleşme hükmü geçersiz sayılabilir.
- Faiz ve komisyonun birlikte değerlendirilmemesi: Taraflar bazen sadece faiz oranını belirleyip komisyon kalemini boş bırakır. Bu durumda ileride komisyon alacağı iddia etmek zorlaşır; tüm kalemlerin sözleşmede açıkça ve ayrı ayrı gösterilmesi gerekir.
- Bileşik faiz etkisinin hafife alınması: Özellikle küçük işletmeler, faizin anaparaya eklenmesinin borcu zamanla katlayacağını hesaplayamaz. Vade sonunda borcun tahmin edilenden çok daha yüksek çıkması, ödeme güçlüğü ve iflas riskini artırabilir. Hesap devreleri hesaplanırken mutlaka finansal planlama yapılmalıdır.
Bu İşlemi mi Yapıyorsunuz?
Tescil işlemlerinizde zaman kaybetmeyin. Yapay zeka ile evraklarınızı saniyeler içinde test edin.
Yapay Zeka Motorunu Çalıştırİşlemleriniz %100 güvenli ve KVKK uyumlu olarak gerçekleştirilir.