# MADDE 99
Cari Hesap Sözleşmesi Feshi Ölüm Kısıtlama
Resmi Kanun Metni
(1) Sözleşme süreli olup da taraflardan biri bu süre içinde ölür veya kısıtlanırsa her iki taraf ve kanuni temsilcileriyle halefleri on gün önceden haber vermek şartıyla cari hesap sözleşmesini feshedebilir. Ancak, artan tutarın ödenmesi, hesabın 94 üncü maddeye göre kapatılması gereken tarihte istenebilir.
🔍 Bu Madde Ne Anlama Geliyor?
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 99. maddesi, süreli bir cari hesap sözleşmesi devam ederken taraflardan birinin ölmesi veya kısıtlanması (hukuki ehliyetini kaybetmesi) hâlinde sözleşmenin nasıl sona erdirileceğini düzenler. Normal şartlarda süreli sözleşmeler sürenin dolmasıyla biter. Ancak ölüm veya kısıtlama gibi beklenmedik bir durum ortaya çıkarsa, hem diğer taraf hem de ölen veya kısıtlanan kişinin kanuni temsilcileri ve halefleri (mirasçıları) bu süre bitmeden sözleşmeyi tek taraflı olarak feshedebilir. Bu fesih hakkının kullanılabilmesi için diğer tarafa on gün önceden haber verilmesi şarttır. Yani fesih derhal değil, on gün sonra hüküm doğurur. Maddenin asıl önemli noktası ise şudur: Sözleşme erken feshedilmiş olsa bile, hesapta ortaya çıkan artan tutarın (bakiye) ödenmesi hemen istenemez. Bu bakiye ancak hesabın 94. maddeye göre kapatılması gereken tarihte talep edilebilir. Bu düzenlemeyle yasa koyucu, tarafların hesap mutabakatını beklemesini ve ani nakit talepleriyle karşı tarafı zor durumda bırakmamasını amaçlamıştır.
💡 Ticari Hayatta ve Sicil İşlemlerinde Uygulaması
Diyelim ki bir şirket, tedarikçisiyle 1 yıl süreli bir cari hesap sözleşmesi imzaladı. Sözleşmenin bitimine 5 ay var. Ancak şirketin ortağı ve yetkilisi vefat etti. Bu durumda vefat eden kişinin mirasçıları, tedarikçiye noter kanalıyla veya yazılı ihbar yaparak sözleşmeyi feshedebilir. Bu ihbarın, feshin hüküm ifade etmesinden en az 10 gün önce karşı tarafa ulaşması gerekir. Ancak mirasçılar, vefat nedeniyle oluşan cari hesap bakiyesini hemen isteyemez. Hesabın kapanış tarihi olan sözleşme bitimini beklemek zorundadır. Aynı şekilde şirketin vârisleri, tedarikçinin borçlu olduğu bir durumda tedarikçinin kısıtlanması (örneğin mahkeme kararıyla vesayet altına alınması) hâlinde de bu fesih hakkını kullanabilir. Uygulamada özellikle mirasçılar arasındaki anlaşmazlıklar veya vasi atanması süreçleri, cari hesap bakiyesinin akıbetini belirsizleştirir. İşte tam burada, ticari defterler ve hesap mutabakatı büyük önem taşır. SicilAI olarak önerimiz; süreli cari hesap sözleşmelerine bu fesih durumunu ve ödeme vadesini açıkça yazacak bir hüküm eklemeniz, ayrıca ortağın veya yetkilinin ölümü hâlinde kimin muhatap alınacağını önceden belirlemenizdir. Bu sayede hem mirasçılar hem de iş ortakları mağdur olmaz.
⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Riskler
- On günlük ihbar süresi kaçırılırsa: Fesih bildirimi süresinde yapılmazsa, sözleşme kendiliğinden sona ermez ve taraflar daha uzun süre bağlı kalabilir.
- Kısıtlama hâlinin ispatlanamaması: Kısıtlama kararı mahkemece verilmiş olmalı ve bu kararın kesinleştiği belgelendirilmelidir. Aksi hâlde karşı taraf feshi kabul etmeyebilir.
- Bakiyenin erken talep edilmesi: Maddeye göre artan tutar, hesabın kapatılması gereken tarihten önce istenirse, borçlu taraf bu talebi reddedebilir ve talep eden taraf haksız çıkabilir.
- Süreli sözleşme olup olmadığının kontrol edilmemesi: Bu madde yalnızca süreli cari hesap sözleşmelerinde uygulanır. Süresiz sözleşmelerde genel hükümlere göre hareket edilmelidir.
- Kanuni temsilci ve haleflerin tek başına hareket etmesi: Mirasçılardan veya kanuni temsilcilerden yalnızca birinin fesih ihbarı yapması, özellikle murisin birden çok mirasçısı varsa hukuken tartışmalı sonuçlar doğurabilir. Mümkünse ortak kararla veya vasi aracılığıyla hareket edilmelidir.
Bu İşlemi mi Yapıyorsunuz?
Tescil işlemlerinizde zaman kaybetmeyin. Yapay zeka ile evraklarınızı saniyeler içinde test edin.
Yapay Zeka Motorunu Çalıştırİşlemleriniz %100 güvenli ve KVKK uyumlu olarak gerçekleştirilir.