# MADDE 990
Gemi Yapiminda Sicil Bildirim Yukumlulugu ve Ipotek Siniri
Resmi Kanun Metni
(1) Yapının maliki veya geminin yapıldığı tersanenin sahibi, tescil edilen hususlarda meydana gelen değişiklikleri ve geminin yapımının tamamlandığını, tescil edilmek üzere bir kayıt dilekçesi ile gecikmeksizin sicil müdürlüğüne bildirmek zorundadır. İstemde bulunması gerekenler birden fazla ise, bunlardan birinin istemi yeterlidir. Malik birden fazla kişi tarafından temsil edilen bir tüzel kişi ise aynı esas geçerlidir. Sicile bildirilen hususların belgelendirilmesi gerekir. 972 nci madde hükmü burada da uygulanır.
(2) Geminin yapımının tamamlandığı bildirildikten veya Kanunun 961 inci maddesinin üçüncü fıkrasında yazılı belge verildikten sonra, artık yapı hâlindeki gemilere özgü sicile gemi ipoteği tescil olunamaz.
🔍 Bu Madde Ne Anlama Geliyor?
Madde 990, Türk Ticaret Kanunu'nda yer alan ve “yapı hâlindeki gemi” siciliyle ilgili bildirim yükümlülüğünü ve bu sicile gemi ipoteği tescil edilmesinin sınırlarını düzenler. İlk fıkraya göre; gemiyi inşa ettiren malik ile geminin yapıldığı tersanenin sahibi, sicile tescil edilen bilgilerde bir değişiklik olduğunda ve geminin yapımı tamamlandığında bunu kayıt dilekçesiyle gecikmeksizin sicil müdürlüğüne bildirmek zorundadır. Eğer birden fazla kişi istemde bulunmakla yükümlüyse, bunlardan yalnızca birinin başvurması yeterlidir. Tüzel kişinin birden fazla kişi tarafından temsil edilmesi durumunda da aynı kural geçerliliğini korur. Bildirimin mutlaka belgelendirilmesi şarttır. Madde, 972'nci maddeye de atıf yaparak belgelendirme usulünde oradaki hükümlerin de uygulanacağını belirtir.
İkinci fıkra ise yapımı tamamlanan veya 961'inci maddenin üçüncü fıkrasında belirtilen belge verilen gemiler açısından önemli bir sınır getirir: Bu andan itibaren artık yapı hâlindeki gemilere özgü sicile gemi ipoteği tescil edilemez. Yani inşaatı biten bir gemi, artık “yapı hâlindeki gemi” statüsünden çıktığı için o sicil üzerinden ipotek kurulamaz. Bu, hem malikin hem de alacaklıların dikkat etmesi gereken bir dönüm noktasıdır.
💡 Ticari Hayatta ve Sicil İşlemlerinde Uygulaması
Bir armatörün tersaneye gemi siparişi verdiğini düşünelim. Gemi inşaatı devam ederken finansman sağlamak için bankaya gider ve banka teminat olarak gemi ipoteği ister. Bu ipotek, “yapı hâlindeki gemi siciline” tescil edilir. Ancak geminin yapımı tamamlandığında, tersane sahibi veya malik bu durumu derhâl (gecikmeksizin) sicil müdürlüğüne bildirmek zorundadır. Bildirim yapılmazsa, gemi hâlâ yapı hâlinde görünebilir ve bu durum üçüncü kişilerin zarar görmesine yol açabilir. Bu yüzden madde; değişikliklerin ve tamamlanmanın hızlıca kayda geçirilmesini emreder.
Süreç pratikte şöyle işler: Gemi tamamlandığında, tersane yetkilisi veya malik, noter onaylı bir kayıt dilekçesi ve gerekli belgelerle (örneğin, geminin tamamlandığını gösteren teknik rapor ya da yetkili kurumdan alınan belge) sicil müdürlüğüne başvurur. Bu başvuru üzerine yapı hâlindeki gemi siciline bir şerh düşülür veya gemi re'sen resmi gemi siciline geçirilir. Bu aşamadan sonra da ikinci fıkra devreye girer: Banka, henüz ipotek tesis etmemişse artık yapı hâlindeki gemi siciline ipotek kuramaz. Bu durumda banka ancak resmi gemi siciline kayıtlı bir gemi ipoteği veya başka bir teminat yapısı üzerinden çalışmak zorunda kalır. Bu madde sayesinde, geminin hukuki statüsünün belirsizliği ortadan kaldırılarak ticari hayatta güven sağlanır.
⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Riskler
- Gecikmeli bildirim: Geminin tamamlandığının süresinde bildirilmemesi, malikin ve tersanenin sorumluluğunu doğurur. Ayrıca üçüncü kişilerin iyi niyetle ipotek tescil ettirmesi durumunda hukuki uyuşmazlıklar çıkabilir.
- Belgelendirme eksikliği: Sicile yapılacak bildirimde istenen belgelerin eksik veya hatalı sunulması, işlemin reddedilmesine ve zaman kaybına neden olur. Atıf yapılan 972'nci maddedeki belge şartlarına uyulmazsa başvuru geçersiz sayılabilir.
- İpotek tescil zamanlaması: Yapım tamamlandıktan sonra yapı hâlindeki gemi siciline ipotek tescili istenirse, sicil müdürlüğü bu talebi reddeder. Finansman sağlamak isteyen tarafın ipoteği zamanında, yani tamamlanma bildiriminden önce tescil ettirmiş olması kritiktir.
- Birden fazla yükümlüyle ilgili karışıklık: Malik ve tersane sahibi ayrı kişilerse, “birinin istemi yeterlidir” kuralı her ne kadar esneklik sağlasa da, hangi tarafın başvuracağı konusunda tereddüt yaşanmamalı; sorumluluktan kaçınmak için süreci takip edecek bir yetkili belirlenmelidir.
- Temsil hatası: Tüzel kişi malikte birden fazla temsilcinin bulunması halinde tek temsilcinin talebinin yeterli olması pratikte kolaylık sağlasa da, temsil yetkisinin kapsamının önceden doğru belirlenmemesi halinde işlem yine duraksayabilir. SicilAI platformu üzerinden bu tür süreçlerin dijital takibi, süre aşımı ve belge eksikliği risklerini en aza indirmek için kullanılabilir.
Bu İşlemi mi Yapıyorsunuz?
Tescil işlemlerinizde zaman kaybetmeyin. Yapay zeka ile evraklarınızı saniyeler içinde test edin.
Yapay Zeka Motorunu Çalıştırİşlemleriniz %100 güvenli ve KVKK uyumlu olarak gerçekleştirilir.