# MADDE 999
Gemi Sicili Zamanaşımı ile Mülkiyet Kazanma
Resmi Kanun Metni
(1) Sicile kayıtlı bir geminin maliki olmadığı hâlde, gemi siciline malik olarak tescil edilmiş bulunan bir kişi, tescilin en az beş yıl sürmesi ve bu süre içinde gemiyi davasız ve aralıksız bir şekilde asli zilyet sıfatıyla elinde bulundurması şartıyla, geminin mülkiyetini iktisap eder. Bu süre, malik olmayan kişinin sicile tescil edildiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Sürenin hesabı, kesilmesi ve durması, Türk Borçlar Kanununun alacak zamanaşımına ilişkin hükümlerine tabidir. Gemi siciline kaydın doğru olmadığı yolunda bir itirazın tescil edilmesi hâlinde itiraz kayıtlı olduğu sürece zamanaşımı işlemez.
(2) Zamanaşımı için öngörülen şartların gerçekleşmesiyle sicilde geminin maliki olarak gözüken kişi onun mülkiyetini iktisap eder.
🔍 Bu Madde Ne Anlama Geliyor?
Madde 999, gemi sicilinde malik olarak görünmesine rağmen gerçekte malik olmayan bir kişinin, belirli şartlarla geminin sahibi olmasını sağlayan bir “kazandırıcı zamanaşımı” kuralıdır. Türk Medeni Kanunu'ndaki taşınmaz rejimine benzer şekilde, deniz ticareti hukukunda da sicil kaydına uzun süre itiraz edilmemesi, görünüşteki hak sahibinin mülkiyeti kazanmasıyla sonuçlanır.
Bu maddeye göre bir kişi; sicile malik olarak tescil edilmiş bulunuyorsa, bu tescil kesintisiz olarak en az 5 yıl sürmüşse ve kişi bu süre boyunca gemiyi davasız ve aralıksız olarak, kendi malıymış gibi (asli zilyet sıfatıyla) elinde bulundurmuşsa, geminin mülkiyetini kazanır. Beş yıllık süre, kişinin sicile tescil edildiği tarihten itibaren başlar. Sürenin kesilmesi ve durması ise Türk Borçlar Kanunu'nun alacak zamanaşımı kurallarına tabidir. Eğer gemi siciline “bu kayıt doğru değildir” biçiminde bir itiraz şerhi işlenmişse, itiraz şerhi kayıtlı olduğu sürece bu süre işlemez.
İkinci fıkraya göre de zamanaşımı şartları tamamlandığında, sicilde malik görünen kişi doğrudan mülkiyeti kazanır; artık önceki gerçek malikin itiraz hakkı kalmaz. Bu düzenleme, uzun süre belirsiz kalan gemi mülkiyetlerinin ticari hayatta yarattığı sorunları bitirmek amacını taşır.
💡 Ticari Hayatta ve Sicil İşlemlerinde Uygulaması
Bir örnekle anlatalım: (A) şirketi, gemi sicilinde malik görünmesine rağmen aslında (B) şirketine ait olan bir gemiyi sahte satış sözleşmesiyle üzerine tescil ettirdi. (B), geminin kendisine ait olduğunu bilmesine rağmen 5 yıl boyunca hiçbir dava açmadı, itiraz şerhi koydurmadı ve geminin (A) tarafından işletilmesine sessiz kaldı. Bu süre boyunca (A) gemiyi kendi adına çalıştırdı, navlun gelirlerini topladı ve geminin tüm giderlerini karşıladı. Beş yıl dolduğunda (A), Madde 999 kapsamında geminin gerçek maliki hâline gelir. (B) artık mülkiyet hakkını ileri süremez.
Uygulamada bu madde özellikle şu durumlarda gündeme gelir: Satış sözleşmesi yapıldığı hâlde gemi sicilinde devir tescili yapılmayan işlemler, miras veya şirket devirlerinde sicil kaydının güncellenmemesi, sahte veya eksik belgelerle yapılan tesciller ve gemi ipoteği kurulurken araştırılmayan sicil kayıtları. Bir gemiyi satın alacak kişi veya banka, sicil kaydındaki malik görünümüne güvenir. Eğer 5 yıl süren bir tescil varsa ve hiçbir itiraz yoksa, gemiyi o kişiden alan üçüncü kişi de sicil kaydına dayanarak hak kazanabilir. Bu nedenle özellikle gemi alım-satımında, ipotek tesisinde ve kiralama sözleşmelerinde sicil kaydının gerçek durumu yansıtıp yansıtmadığı mutlaka araştırılmalıdır. SicilAI olarak önerimiz; gemiyle ilgili hukuki işlem yapmadan önce sicil kaydını, itiraz şerhlerini ve tescil geçmişini uzman desteğiyle incelemenizdir.
⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Riskler
- Gerçek malikin 5 yıl boyunca hareketsiz kalması, mülkiyet hakkını tamamen kaybetmesine yol açabilir; bu sürede yalnızca telefon açmak veya ihtarname göndermek süreyi kesmez.
- “Beş yıl davasız ve aralıksız zilyetlik” şartı sıkı uygulanır; gemiyi kiracı veya işleten sıfatıyla bulundurmak asli zilyetlik sayılmaz, bu hâlde zamanaşımı işlemez.
- Sicil kaydına “itiraz şerhi” koydurulmadığı takdirde süre işlemeye devam eder; itiraz şerhi ancak mahkeme kararı veya hukuken yetkili bir makam kararıyla konulabilir.
- Gemi sicilindeki kaydın doğru olmadığını bilen veya bilmesi gereken alıcılar, sicil görünümüne güvencrek işlem yapmamalıdır; aksi hâlde ileride hak kaybı ve tazminat riskleri doğar.
- Şirket devirlerinde gemi sicilinde malik adı değiştirilmezse, eski malik adına 5 yıl dolabilir ve fiilen yönetimde bulunan yeni şirket, bu madde gereğince mülkiyeti kazanabilir; bu durum ortaklar arasında ağır uyuşmazlıklara neden olur.
- Gemiden doğan alacaklar, gemi ipoteği ve haciz işlemleri bakımından sicildeki malik görünümü esas alındığından, zamanaşımı tamamlanmış bir sicil kaydına dayalı olarak alacaklılar da risk altına girer.
Bu İşlemi mi Yapıyorsunuz?
Tescil işlemlerinizde zaman kaybetmeyin. Yapay zeka ile evraklarınızı saniyeler içinde test edin.
Yapay Zeka Motorunu Çalıştırİşlemleriniz %100 güvenli ve KVKK uyumlu olarak gerçekleştirilir.